Dostluğun En Önemli Kuralı

Dostluğun En Önemli Kuralı
5
916
Dostluğun en önemli kuralı olan vefa, kişinin kendi ve Rabbiyle olan ilişkisinde çok büyük rol oynamaktadır. Hazret-i İbrahim, Hz. Eyüp, Peygamber Efendimiz (s.a.v) dosta vefanın en güzel örnekleridir…

Hazret-i İbrahim; can, mal ve evlât imtihanlarından geçerek «Halîlullah: Allâh’ın dostu» olma mazhariyetine erişti.

Tevhid mücadelesinde kavminin putlarını kırdı. Onlara, putların ne kadar âciz varlıklar olduğunu ispat etti. Buna karşılık ateşe atılarak cezalandırılmasına karar verildi. Meleklerden gelen yardım tekliflerini reddedip, tam teslîmiyetle ateşe atıldı. Ateş, Cenâb-ı Hakk’ın yani yüce Dost’un emriyle gülzâra döndü.

Cenâb-ı Hak Hazret-i İbrahim’e büyük sürüler hâlinde mal ikrâm etmişti. Cebrâil –aleyhisselâm– beşer kisvesinde yanına geldi ve talepte bulundu. Hazret-i İbrahim, Rabbini üç kez zikretmesi şartıyla hepsini ona bağışladı. Hazret-i Cebrâil, kendisini tanıtınca; Halîlullah, infâkından dönmedi, bütün malını Allah yolunda vakfetti.

Rüyasında evlâdını kurban ettiğini gördü. Rüya, üç kez tekrarlanınca, bunun ilâhî emir olduğuna kānî oldu. Oğlu İsmail de tam teslim oldu. Lâkin ilâhî rahmet yetişti, bıçak kesmez oldu.

Hazret-i İbrahim; üç imtihandan da muvaffakiyetle geçerek, Halîlullah vasfına mazhar oldu.

Yüce Dost’un mukabil bir ikramları olarak;

Âhirzaman Nebîsi, Son Peygamber Muhammed Mustafâ –sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bu teslîmiyeti sergileyen baba-oğul peygamberlerin neslinden geldi.
Kurban Bayramı; kıyâmete kadar, mü’minlere bu teslîmiyeti hatırlatan bir saâdet ve kurbiyet hediyesi oldu.
Kıyâmete kadar bütün ümmet-i Muhammed’in, her tahiyyattan sonra Hazret-i İbrahim’e salevat getirmesi de vefâ dolu bir ikrâm oldu.
Dostluğun fârik vasfı vefâdır.

Cenâb-ı Hak; kendisine dost olana hem dünyada hem âhirette sonsuz lütuflarda bulunur. Bilhassa insan için meçhullerle dolu korkunç ebediyet yolculuğunun, son nefes, kabir, ba‘s, haşir, mîzan, sırat gibi duraklarında Cenâb-ı Hak; dostlarına rahmet meleklerini göndererek, onları selâmete alır. Âyet-i kerîmede buyurulur:

ALLAH’IN DOSTLARINA KORKU YOKTUR

“Bilesiniz ki;

Allâh’ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.” (Yûnus, 62)

Cenâb-ı Hakk’a dost olmanın şartı ve alâmeti; kulun kendisini, Allâh’a adamasıdır. Can, mal ve evlâdını, Allah yoluna adayabilenlerden, Cenâb-ı Hak bu fedâkârlıklarını; «karz-ı hasen: «قَرْضًا حَسَنًا : Güzel bir borç» olarak kabul eder ve âhirette kat kat fazlasıyla ona öder. Cenâb-ı Hak’tan daha vefâlı, daha cömert kim vardır?

Âyet-i kerîmede buyurulur:

“Kim Allâh’a güzel bir ödünç verecek olursa, Allah da onun karşılığını kat kat verir ve ayrıca onun çok değerli bir mükâfâtı da vardır.” (el-Hadîd, 11)

Hak yolunda fedâkârlıkların bir temsili de kurban ibâdetidir. Bizlere sayısız lütuflarda bulunan Rabbimiz için; bir vefâkârlık göstermek, küçük bir fedâkârlıkta bulunmaktır.

Bu ibâdet sayesinde, beldelerimizde ve dünyanın her tarafında fukarânın evine, senede bir kez de olsa, et ikrâmı girmektedir. Bu ibâdet vesilesiyle, mü’minlerin kardeşlik vazifelerinin edâsı ve hakikî bir bayram için güzel bir fırsat meydana gelmektedir.

Cenâb-ı Hak; cümle ibâdetlerimizle beraber, kurbanlarımızı da kabul eylesin, kurbiyetine vesile kılsın. Kabulü için ise her ibâdetin mânevî tarafını da ikmâl etmek şart.
 

BeLLa

HanımZade
Katılım
7 Mar 2018
Mesajlar
345
Tepkime puanı
851
Puanları
0
Yaş
35
Cinsiyet
Kadın
Dostluğun en önemli kuralı olan vefa, kişinin kendi ve Rabbiyle olan ilişkisinde çok büyük rol oynamaktadır. Hazret-i İbrahim, Hz. Eyüp, Peygamber Efendimiz (s.a.v) dosta vefanın en güzel örnekleridir…

Hazret-i İbrahim; can, mal ve evlât imtihanlarından geçerek «Halîlullah: Allâh’ın dostu» olma mazhariyetine erişti.

Tevhid mücadelesinde kavminin putlarını kırdı. Onlara, putların ne kadar âciz varlıklar olduğunu ispat etti. Buna karşılık ateşe atılarak cezalandırılmasına karar verildi. Meleklerden gelen yardım tekliflerini reddedip, tam teslîmiyetle ateşe atıldı. Ateş, Cenâb-ı Hakk’ın yani yüce Dost’un emriyle gülzâra döndü.

Cenâb-ı Hak Hazret-i İbrahim’e büyük sürüler hâlinde mal ikrâm etmişti. Cebrâil –aleyhisselâm– beşer kisvesinde yanına geldi ve talepte bulundu. Hazret-i İbrahim, Rabbini üç kez zikretmesi şartıyla hepsini ona bağışladı. Hazret-i Cebrâil, kendisini tanıtınca; Halîlullah, infâkından dönmedi, bütün malını Allah yolunda vakfetti.

Rüyasında evlâdını kurban ettiğini gördü. Rüya, üç kez tekrarlanınca, bunun ilâhî emir olduğuna kānî oldu. Oğlu İsmail de tam teslim oldu. Lâkin ilâhî rahmet yetişti, bıçak kesmez oldu.

Hazret-i İbrahim; üç imtihandan da muvaffakiyetle geçerek, Halîlullah vasfına mazhar oldu.

Yüce Dost’un mukabil bir ikramları olarak;

Âhirzaman Nebîsi, Son Peygamber Muhammed Mustafâ –sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bu teslîmiyeti sergileyen baba-oğul peygamberlerin neslinden geldi.
Kurban Bayramı; kıyâmete kadar, mü’minlere bu teslîmiyeti hatırlatan bir saâdet ve kurbiyet hediyesi oldu.
Kıyâmete kadar bütün ümmet-i Muhammed’in, her tahiyyattan sonra Hazret-i İbrahim’e salevat getirmesi de vefâ dolu bir ikrâm oldu.
Dostluğun fârik vasfı vefâdır.

Cenâb-ı Hak; kendisine dost olana hem dünyada hem âhirette sonsuz lütuflarda bulunur. Bilhassa insan için meçhullerle dolu korkunç ebediyet yolculuğunun, son nefes, kabir, ba‘s, haşir, mîzan, sırat gibi duraklarında Cenâb-ı Hak; dostlarına rahmet meleklerini göndererek, onları selâmete alır. Âyet-i kerîmede buyurulur:

ALLAH’IN DOSTLARINA KORKU YOKTUR

“Bilesiniz ki;

Allâh’ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyecekler de.” (Yûnus, 62)

Cenâb-ı Hakk’a dost olmanın şartı ve alâmeti; kulun kendisini, Allâh’a adamasıdır. Can, mal ve evlâdını, Allah yoluna adayabilenlerden, Cenâb-ı Hak bu fedâkârlıklarını; «karz-ı hasen: «قَرْضًا حَسَنًا : Güzel bir borç» olarak kabul eder ve âhirette kat kat fazlasıyla ona öder. Cenâb-ı Hak’tan daha vefâlı, daha cömert kim vardır?

Âyet-i kerîmede buyurulur:

“Kim Allâh’a güzel bir ödünç verecek olursa, Allah da onun karşılığını kat kat verir ve ayrıca onun çok değerli bir mükâfâtı da vardır.” (el-Hadîd, 11)

Hak yolunda fedâkârlıkların bir temsili de kurban ibâdetidir. Bizlere sayısız lütuflarda bulunan Rabbimiz için; bir vefâkârlık göstermek, küçük bir fedâkârlıkta bulunmaktır.

Bu ibâdet sayesinde, beldelerimizde ve dünyanın her tarafında fukarânın evine, senede bir kez de olsa, et ikrâmı girmektedir. Bu ibâdet vesilesiyle, mü’minlerin kardeşlik vazifelerinin edâsı ve hakikî bir bayram için güzel bir fırsat meydana gelmektedir.

Cenâb-ı Hak; cümle ibâdetlerimizle beraber, kurbanlarımızı da kabul eylesin, kurbiyetine vesile kılsın. Kabulü için ise her ibâdetin mânevî tarafını da ikmâl etmek şart.
Yüreğine sağlık arkadaşım... Mevlam Allah dostlarının aşkını yüreğinden eksik etmesin çok güzel bir paylaşım...
 

Fineas

Epik
Kullanıcı
Katılım
14 Mar 2018
Mesajlar
4,287
Tepkime puanı
4,885
Puanları
113
Konum
İzmir
Cinsiyet
Erkek
Yüreğine sağlık arkadaşım... Mevlam Allah dostlarının aşkını yüreğinden eksik etmesin çok güzel bir paylaşım...

Kardeşim ben yazmadım çalıntı yaptim yazanın yüreğine sağlık. He bu güzel yazıyı paylaştığım için diyosan sağol :)
 

BeLLa

HanımZade
Katılım
7 Mar 2018
Mesajlar
345
Tepkime puanı
851
Puanları
0
Yaş
35
Cinsiyet
Kadın
Kardeşim ben yazmadım çalıntı yaptim yazanın yüreğine sağlık. He bu güzel yazıyı paylaştığım için diyosan sağol :)
Yüreğinden geçmiş paylasmissin duygularına tercüman olmuş demekki :) bence çok güzel
 

Fineas

Epik
Kullanıcı
Katılım
14 Mar 2018
Mesajlar
4,287
Tepkime puanı
4,885
Puanları
113
Konum
İzmir
Cinsiyet
Erkek
Yüreğinden geçmiş paylasmissin duygularına tercüman olmuş demekki :) bence çok güzel
Artık paylaşımlarda çALINTIdır demek farz oldu milletin fikirlerini kendi fikrim gibi göstermek olmasada niyetim öyle anlasiliyosa yazanın emeğine yazık emek hırsızlığı olur :)
 

Ahmet

Kullanıcı
Katılım
4 Haz 2017
Mesajlar
10,838
Tepkime puanı
5,175
Puanları
113
Cinsiyet
Erkek
yüreğinize saglık arkadaslar
 

Konuyu görüntüleyenler

23,377Konular
103,464Mesajlar
2,079Kullanıcılar
zeytarkSon üye
Üst