Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Yüksek IQ finansal başarıda ne kadar etkilidir?

Fineas

Epik
uye
Katılım
14 Mar 2018
Mesajlar
4,287
Tepkime puanı
5,415
Puanları
113
Konum
İzmir
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Zekâ düzeyi ile başarı düzeyi arasında doğrudan bir ilişki olduğuna, zekâ seviyesi ne kadar yüksekse kişinin o kadar başarılı olacağına dair güçlü bir inanç taşırız. İş yaşamında çok başarılı olan, finansal refahını büyük ölçüde artırmayı başarmış kişilerin çok zeki olduklarını düşünürüz. Ancak konu ile ilgili araştırmalar, yüksek IQ’nun başarı getireceği beklentisinin doğru olmadığı göstermiştir. Başarının elde edilmesinde, IQ seviyesinden çok daha etkili faktörler olduğu anlaşılmıştır.



“Yüksek IQ, başarıyı ne ölçüde etkiler? diye kişisel görüşleri sorulan katılımcılardan alınan yanıtlar, beklentinin %25-50 arasında olduğunu göstermiştir. Oysa geniş bir örneklem grubuyla uzun yıllar boyunca yapılan gözlemlere dayanan başarı araştırması, yüksek IQ’nun, başarıyı %1-2 arasında etkilediğini ortaya koymuştur.

Başarıya götüren majör etmenler nelerdir?
İlk akla gelen şans faktörüdür. Kuşkusuz şans faktörü, başarının elde edilmesinde önemlidir ancak bunun majör bir etmen olduğunu söylemek mümkün değildir. Ulusal Bilimler Akademisi’nde Ekonomist James Heckman’ın da iştirak ettiği çalışmaya göre; başarıdaki en önemli etmen kişilik özellikleridir. Heckman, finansal başarının çalışkanlık, dürüstlük, sebat ve öz-disiplin ile ilişkili olduğunu bildirmiştir.

Araştırmaya ABD, Hollanda ve İngiltere’deki binlerce kişi dahil edilmiştir. Araştırmaya dahil edilen kişilere zekâ ve kişilik özelliklerini tespit etmek için dört farklı test uygulanmış ve bu kişiler onlarca yıl boyunca gözlemlenmiştir. Gözlem sırasında bu kişilerin gelirleri, suç kayıtları, vücut kitle indeksleri ve yaşamlarından memnun olma düzeyleri ile ilgili veriler toplanmıştır. Sonuçta başarıda, kişilik özelliklerinin IQ seviyesinden çok daha etkili olduğu görülmüştür. Heckman başarıda etkili olan faktörlerden; azim, düzenli çalışma alışkanlığı ve iş birliği yapabilme kabiliyeti gibi bilişsel olmayan özelliklerin de öne çıktığını bildirmiştir.

Chicago Üniversitesi İnsani Gelişme Ekonomisi Merkezi’nin kurucusu olan ve 2000 yılında Nobel Ödülü’ne layık görülen Heckman, başarıda en önemli faktörler arasında saydığı karakter özelliklerinin doğuştan gelen yeteneklerle sınırlı olmadığını, bu özelliklerin sonradan kazanılabileceğine inandığını bildirmiştir. Kendisinin yaptığı araştırmaya göre, çocukluk yıllarında yapılan yönlendirmeler, IQ’dan daha önemlidir.

1596298564304.png


Kuşkusuz IQ önemlidir. Birçok iş, IQ’su 190 olan biri için 70 olana göre daha kolaydır. Heckman’a göre başarıda ölçülemeyen zekâ yetenekleri de önemlidir. Ölçülemeyen zekâ yeteneklerine “ortama uygun olan davranış ve dış görünüşü tahlil etmek” örnek verilebilir. Ölçülemeyen zekâ yeteneklerinden yoksun olmak da başarısızlığa neden olur.

Bu araştırmada görev alan bir diğer araştırmacı John Eric Humphries, doğuştan gelen problem çözme yeteneğini değerlendirmek için tasarlanan IQ testlerine bile zekâ dışındaki faktörlerin etkili olduğunu bildirir. 2001 yılında Pennsylvania Üniversitesi’nden psikolog Angela Duckworth tarafından gerçekleştirilen çalışmada, IQ testlerinde motivasyonu yüksek olan çocukların, düşük olanlardan daha yüksek puanlar aldıkları tespit edilmiştir. Motivasyon sahibi çocuklar daha fazla çaba gösterdiklerinden test başarıları yükselmiştir.

Okullarda karakter özelliklerinin kazandırılmasına yönelik eğitim verilmesi kolay değildir. Bunun en önemli nedeni hangi özelliğin ne kadar kazandırılması gerektiğinin net olmayışıdır. Kişilik araştırmacıları, karakter özelliklerinde ölçülülüğün önemine dikkat çekerler. Örneğin çok fazla içe dönük olmak gibi çok fazla dışa dönük olmak da başarıyı olumsuz etkiler.

Konu ile ilişkili bir başka araştırma da Yeni Zelanda’da yapılmıştır. Araştırmanın gözlem ve veri toplama süreci 30 yıldan uzun sürmüştür. Araştırmanın sonucunda henüz 3 yaşındayken uygulanan dil, davranışsal beceri ve bilişsel yetenek testlerinden elde edilen verilerin, çocuğun ileri yaşlarındaki refahı, suç işleme ve kronik hastalığa yakalanma olasılığı hakkında isabetli tahminler yapılabileceğini göstermiştir. Duke Üniversitesi’nden psikolog Terrie Moffitt, araştırma sonuçlarının damgalamaya değil, çocukların gelişimlerinde anlayışlı ve şefkatli bir desteğin sağlanmasında kullanılmasının çok faydalı olacağını bildirmiştir.

Kaynaklar:
Success and Luck: Good Fortune and the Myth of Meritocracy – Robert Frank
PNAS – What grades and achievement tests measure
Nature Human Behaviour
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)