Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Han

En Güzel Edep Güzel Ahlaktir...!
genel
Katılım
20 Ocak 2021
Mesajlar
7,476
Tepkime puanı
6,856
Puanları
113
Konum
Huzur🧿
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Yeni Eleştiri Kuramı Ve Özellikleri

Yeni Eleştiricilik ağırlıklı olarak 1930-1950 seneleri arasında İngiltere ve ABD’da gelişen edebiyat bilimi teorileri çerçevesinde etkisini göstermiştir. Bu noktada Thomas Stearns Eliot ve Ivor Armstrong Richards’ın ortaya koymuş olduğu “estetik tenkit” anlayışı, kuramın çıkış noktasını teşkil etmektedir. Rus formalizmi ve yapısalcılığın da etkisinde gelişen bu görüş, edebî metni başlı başına bir estetik obje olarak ele almıştır.

• Bu kurama göre eser, kolay bir yansıtıcı olmaktan ziyade sanatçının pek çok farklı kaynaktan beslenerek oluşturmuş olduğu uyumlu ve organik bir bütündür. Eserin bu bütüncül yapısı orijinal ve yenidir. Doğanın taklidi ve yansıması değildir. Kendi başına bir varlık alanını işgal eder.

Yeni_Elestiri_Kurami• Sanatçının oluşturmuş olduğu bu yeni ve orijinal yapı bir tarih belgesi gibi de algılanamaz. Eser tarihten bağımsız biçimde dünyaya eklemlenmiş bir yapıyı temsil eder.

• Yeni eleştiri göreceli, okur merkezli kuramları da reddeder. Zira kişisel ve subjektif yargılardan kaçınabilmek için dilbilimsel eleştiri ile bağ kurma gayreti içindedir. Her eserin organik yapısının ortaya çıkarılabilmesi için o esere özgü bütünlüklü yapının dikkate alınması gerekir.

• Yeni eleştiri ekolü için amaç edebî eserin tamamını dile getiren organik bütünlük içerisinde değerlendirilmesidir. Bu aşamada sanat eserini meydana getiren ve malzemesi kelime olan yaratımın kendisine özgü teknik özelliklerinin de göz önüne alınması gerekiyor.

• Eserin teması, bireyleri, bunların arasındaki çatışma, anlatım tekniği, olay örgüsü, imgeler, ton, simgeler, bunların hepsi teknikle ilgili şeylerdir ve eserin kendisine özgü manasını meydana getirirler. Eleştirici bunun gibi ögelerin arasındaki ilişkiyi, eserin içinde oynadıkları rolü, bütüne katkılarını araştırarak eserin ilk bakışta fark edilmeyen yönlerini, ince anlamlarını, zenginliklerini ortaya çıkarmaya çalışır.

• Yeni Eleştiride, sanat eserlerine uygulaması yapılacak hazır bir anahtar bulunmaz. Böylece, edebî metnin tahlilinde metin dışı hiçbir disipline başvurulmaz. İnceleme aşamasında gereken bütün malzeme, metnin içerisinde aranılır ve bütünüyle esere yoğunlaşılır.

• Biçimciler, yapısalcılar ve yeni eleştiriciler arasında büyük ortaklıklar bulunmaktadır. Bu ortaklıklar kısaca şöyle sıralanabilir:

1) Her üçü de, metinden hareket etmişler, metin dışı unsurları ya değerlendirmemişler ya da ikinci, üçüncü derecede bir özellik olarak değerlendirmişlerdir.

2) Rus Formalizmi; edebî metnin en önemli yanına ‘biçim’ (form) adını vermiş; yapısalcılar, bu önemi ‘yapı’ (structure) kavramıyla ifade etmiştir. Yeni eleştiriciler ise, daha çok ‘edebi metin‘ ve ‘estetik değer’ kavramlarını tercih etmişlerdir.

3) Yeni eleştiri, birer birer eserleri analiz edip her bir eser için yeni bir ölçüt uygulamak ister. Yapısalcılık ve Rus biçimciliği ise evrensel bir ölçütle edebî olanı saptayıp bu ölçütü tüm eserler için kullanılabilecek bir kuram haline getirmeyi hedefler.

4) Hem yapısalcılık ve hem de Rus biçimciliği, Saussure’ün dilbilim araştırmaları ve göstergeleri odağa alır; Yeni eleştiri ise, edebî metni esas alacak her yolu dener.

-Alinti-
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)