Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Şemâil-i Muhammediyye Ne Demektir

Bismillahirrahmanirrahim

Hamd âlemlerin Rabbi kemal sıfatlar ile muttasıf noksan sıfatlardan münezzeh olan kullarını doğru yola ulaştırması için peygamberler gönderen Allâh’a mahsustur. Salat ve selam onun habibi halili rasûlü yaratılmışların en üstünü mucize Kur’an ile müşerref mütefekkir zatların onun sünnetine ittiba ile mükerrem özlü sözleri ile insanlara hidayet rehberi olan bizim peygamberimiz Muhammed Mustafa (Sallâllâhû Aleyhi ve Sellem)’e Âli Ashabı ve ona tabi olan herkes üzerine olsun.

Bu sayfamızda hürmetine âlemlerin yaratıldığı en büyük peygamberden; rahmeten lil âlemin olan Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)’den onun şemailinden bahsedeceğiz.

Ondan bahseden Allâh-u Teala, ona salat eden Allâh-u Teala ve onu yaratan Allâh-u Teala iken onu bulunduğu o kemalatı idrak ile ondan bahsetmek bizlerin takat sınırlarının ötesindedir. Bizim bilgilerimiz tam bir idrakten uzak; sadece Allâh-u Teala’nın, Rasûlüllâh (Sallahu Aleyhi ve Sellem)’ın bildirdiklerinden ulaşabildiğimiz ve rusuh sahibi âlimlerimizin anladıklarından oluşmaktadır.

“Sahili olmayan deryasın efendim, İdrak olunamayan sultansın efendim” mısraları bu hakikati anlatmaktadır.

Ancak bu bölüm ile kemalatından rahmet damlalarını yudumlayarak kalb, akıl, sır ve ruh ile donatılmış mana alemimizi ve manevi bedenimizi lekelerden temizleyebiliriz. Ayrıca peygamberlik ve velilik nurunun cem edildiği zatından feyiz alarak ona ve Allâh-u Teala’ya kurbiyetimizi kazanabiliriz.

Şemail Peygamber Efendimiz (Sallâllâhû Aleyhi ve Sellem)’in yaratılış (fiziki güzelliklerinden) yüce ahlakından, yaşam tarzı ve hayat hikâyesinden bahseden bir ilim dalıdır.

Şemail Lügat ve Terim Anlamı
Şemail, şimal kelimesinin çoğuludur. Arapça’da bu kökten türetilmiş kelimelerin birbirinden farklı anlamları vardır. Bu manalar; huy, tabiat, karakter, hal ve hareket, tavır ve davranış gibi anlamlar ifade eder. Bu manaları ifade eden şimal kelimesinin çoğulu şemail sığası (kalıbı) ile kullanılmaktadır.

İslam âlimleri şemail kelimesini lügat manasından alıp, bir şahsın hikâyesini anlatan bir ıstılah haline getirmişlerdir. Kelime zamanla daha da özelleştirilerek sadece Hz. Peygamber Efendimiz (Sallâllâhû Aleyhi ve Sellem)’in beşeri yönünü, yaşama prensibini ve özel hayatını anlatan bir hale getirilmiştir.

Şemail kelimesini ilk defa kullanan ve manasını Hz. Peygamber (Sallâllâhû Aleyhi ve Sellem)’in beşeri yönünü ihtiva ettiğini tayin eden İslam âliminin muhaddis Tirmizî olduğu söylenmektedir. Çünkü gerek Tirmizi’den önce gerek kendi muasırı olan muhaddis ve tarihçiler arasında şemail kelimesini kullanan başka bir İslam âlimine rastlanılmamaktadır.

Şemail, Hz. Peygamber (Sallâllâhû Aleyhi ve Sellem)’in beşeri yönünü konu edinen bir ilim dalıdır. Bu ilmin meydana gelmesine sebep olan amiller, Kur’an-ı Kerim’de ve Hadîs-i Şerîflerde kullanılan bazı ifadelerdir.

“De ki; ben de sizin gibi bir beşerim; şu kadar var ki; bana ilahınız tek ilah olduğu vahyedilir.”

‘’Ben de sizin gibi bir beşerim. Siz nasıl unutuyorsanız ben de unuturum. O bakımdan unutacak olursam hatırlatınız.’’

‘’Ben de bir beşerim. Size dininizle ilgili bir şeyi emrettiğim zaman onu yapın. Kendiliğimden bir şeyi emredince bilin ki; ben de bir beşerim.’’

‘’Ben de sizin gibi bir beşerim. Sizinle şakalaşırım.’’

‘’Ben de bir beşerim. Bir beşerin öfkelendiği gibi ben de öfkelenirim.’’

‘’Ben de bir beşerim. Bana bir anlaşmazlık davası gelir, taraflardan birisi öbürüne göre davasını daha iyi savunur. Ben de onun doğru söylediğini zannedip onun lehine karar verebilirim.’’

Âyet-i Kerime’de ve Hadîs-i Şerîflerde geçen beşer kelimesi bütün lügatlerde insan diye tercüme edilir. “BEŞERA” derinin üst tabakası anlamındadır. Çoğulu “beşer”dir. İnsana beşer denmesi hayvanlardan farklı olarak derisinin yün, kıl ve tüy gibi şeylerle örtülü olmayıp, açık ve görünür olmasındandır.

Sözlük anlamından da anlaşılacağı üzere beşer ifadesi insan hakkında onun maddi ve dış görünüşüyle ilgili olarak kullanılır.

Kendisinden bahsettiğimiz Âyeti-i Kerime’nin birinci kısmı “Ben de sizin gibi bir beşerim” bu cümle ile Hz. Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)’in beşeriyet noktasında insanlarla eşit olduğunu ifade edip şemail kısmına vurgu yapılmıştır. “Ancak bana vahyolunur” cümlesi ile de Hz. Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)’in beşer üstü bir varlık olduğunu ifade edip delail kısmına vurgu yapılmıştır.

Şemail ilminin oluşumuna zemin hazırlayan sebeplerden bazıları da şu Âyet-i Celilelerdir diyebiliriz. “Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin”

“Allâh’a ve ahiret gününe ümit besleyip de Allâh’ı çokça zikreden sizler için Rasûlullah’da güzel örnekler vardır.”

“Kim Allâh ve Rasûlü’ne itaat ederse, gerçekten o büyük bir kurtuluşa ermiştir.’’

“Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.”

“Kim Peygamber’e itaat ederse, Allâh’a itaat etmiş olur ve kim yüz çevirirse (bilinsin ki
wink.gif
biz seni onlara bekçi olarak göndermedik.”

Zikri geçen bu Âyet-i Kerimeler’de Hz. Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) âlemlere rahmettir, yüce bir ahlak üzeredir, kendisinde güzel örnekler vardır. Hz. Peygamber’e itaat, yüce Allâh’a itaat etmektir. Allâh Rasûlü’ne itaat etmek büyük kurtuluşa sebeptir.

Söz konusu Âyet-i Kerimeler’de Hz. Peygamber’e ittiba edilmesi vurgulanmaktadır. İttibanın keyfiyeti (nasıllığı) Hz. Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)’in ahlakıyla ahlaklanıp onun yaşam tarzını benimsemekle olur. Hz. Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)’e ittibanın gerekliliği şemail ilminin doğuşuna sebep olmuştur.

Ezcümle konumuzu neticelendirecek olursak; zikri geçen Âyet-i Kerimeler ve Hadîs-i Şerîflerin muhtevasınca şemail ilmi, Hz. Peygamber (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)’in halkı (yaratılış), hulki (ahlakı) ve ef’alinden yani yaşam tarzı ve hayat hikâyesini konu edinen bir ilim dalıdır.

Dipnotlar
[1] Fussilet Sûresi:6
[2] Buhari; Salat: 31
[3] Müslim; Fezail 140-141
[4] Suyuti; Camiussağir: 2/570 no:2579
[5] Müslim, Kitabü’l-birr ve’s-sile ve’l-âdab, bab:25, 95/2603
[6] Buhari; Şehadet: 27
[7] Ragıp el İsfehani; Müfredat
[8] Kalem Sûresi: 4
[9] Ahzab Sûresi: 21
[10] Ahzab Sûresi: 71
[11] Enbiya Sûresi: 107
[12] Nisa Sûresi: 80
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)