Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Şarkiyatçılar Açısından İslam Peygamberi-25

Katılım
2 Haz 2019
Mesajlar
3,417
Tepkime puanı
6,736
Puanları
113
Yaş
45
Konum
istanbul
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:



Bu bölümde " En eski kaynaklara göre Muhammed saa" adlı eser ve yazarı ile ilgili konuşacağız.
"En eski kaynaklara göre Muhammed saa" isimli kitap tanınmış İngiliz şair ve yazar Martin Lings eserlerinden biridir. Bu kitap ilk kez 1983 yılında yayımlanmış ve o günden itibaren birçok ödül kazanıp defalarca basılmaya layık görülmüştür.

Yazar bu kitapta en kadim ve en eski kaynaklara göre İslam Peygamberi Hz. Muhammed saa'in yaşam öyküsünü anlatmaya çalışıp Hz. Muhammed saa'i Allahu Teala'nın insanlara hediye olarak gönderdiği parlak bir ışık ve nur olarak değerlendirmektedir. Öyle bir ışık ve nur ki zamanla sönmez ve kalıcıdır.

Martin Lings 24 Ocak 1909 yılında Manchester kentinde Protestan Hristiyanı olan bir ailede dünyaya geldi. 20 yaşında iken Hristiyanlığa inancı kalmasa da ancak kendi yaşıtlarının çoğu gibi hakikati aramaktan vaz geçmedi. 25 yaşındayken dünya dinlerini okumaya ve araştırmaya başladı. Bu arada 1935 yılında Batılı filozof Fransız düşünür René Guénon'nun eserleri ve düşünceleri ile tanıştı.

Martin Lings Guenon eserlerini okuyarak şöyle bir mesajı algıladı:" Dünyanın tüm büyük dinleri hakiki olup her biri insani erdem ve tanrı ile görüşmeye bir şekilde götürebilir insanı. Ancak yeni dönemde din, özellikle de Hristiyanlık insanların akıllarını kendi hallerine bırakmış ve sadece onların duygularını beslemektedir. Böylece modernizm faciasına yol açmıştır.

O dönemde resmen Hristiyan biri olan Martin Lings Rene Guenon eserlerini okuyarak Batı medeniyetinin yanlışlarını ve hatalarının farkına vardığını söylüyor. Martin Lings bu eserlerin yardımı ile ilahi dinlerin özünün hakikat olduğunu, bu ilahi mesajları getiren peygamberlerin ise farklı şekillerde halklara hitap ettiğini anladığını söylüyor.

Martin Lings bu hususta şöyle diyor:" Guenon'un görüşünü okuduğumda sanki elektrik çarpmıştı bana. Hakikat ile karşılaştığımı biliyordum.... Bir şey yapmam gerektiğini biliyordum. "

Dr. Lings böyle bir dönemden başlayarak büyük araştırmalara imza atıp sonunda İslam'ı taklit ve öldürmek dini olmayıp akıl yürütmek ve affetme dini olduğundan dolayı seçip ismini de Ebubekir Siraceddin olarak değiştirdi.

" Eski kaynaklara göre Muhammed saa" kitabını Farsça'ya çeviren Said Tahrani Neceb bu yazar hakkında şöyle diyor:" Lings hakikati anlayıp kavrayarak İslam Peygamberi'ne vurulmuş ve vaktinin büyük bir bölümü bu büyük şahsiyeti tanıtmaya ve tanımaya ayırmıştır. Ben de 2004 yazının sonlarında vefatından bir yıl önce onu çok güzel ve sade bir evde görmüştüm. Hep Allah Resulünün büyüklüğü ve saygınlığı ile ilgili konuşup onun Allah tarafından insanlığa sunulan bir hediye olduğunu söylüyordu. Evinin duvarında sadece kutsal Allah kelimesi görülüyordu. Namaz seccadesi de hep göze çarpıyordu. Sanki odası içinde günde beş vakit namaz okuduğu camisi idi. Belki de kitaplarını orada yazıyordu. Her halükarda hayatı tıpkı büyük İslam peygamberimizin hayatı gibi dakik bir saat gibi tam planlı bir şekilde anlamlı, düzenli ve hesaplanmış idi. "

Lings eserinde bizi dahi, bitkin düşmeyen, sabırlı bir liderle tanıştırmak istemektedir. Öyle bir insan ki cesaretle cehalete saldırıp, putları kırar ve Allah'ın en çorak çöllerinde bilgelik ve farkındalık tohumlarını ekip ömrünü bu tohumları yaşlı çınarlara dönüştürmeye adar ve gece gündüz çalışır.

Martin Lings Allah Resulünün varlığını asaletli ve kalıcı bir varlık olarak niteleyip şöyle diyor:" Asil olan şey doğrudan kaynaktan gelen asaletli olandır. Tam kaynağından çıkıp hiçbir maddeye karışmadan halis ve pak bir şekilde gelen su gibi. Bu yüzden Allah Resulü en çok da vahiy ile haşır neşirdir. Muhammed, hayret verici derecede diğer insanlardan farklı olup onlara hidayet mesajı getirmiştir. Çünkü Muhammed tek olan eşsiz olan Allah'ın zatından söz etmektedir. "

Dr. Lings Allah Resulü ile ilgili kaleme aldığı kitabının ilk bölümünde Hz. Muhammed saa'in soyuna işaret ederek onların hepsinin yegane Allah'a taptığına vurgu yapıp şöyle yazıyor:" Getirdiği kitapta İbrahim'in çocuğu olmadığını çocuğu olacağını da hiçbir şekilde düşünmediği ancak gecelerden birinde Allah'ın onu çadırının dışına çağırıp şöyle dediği anlatılmaktadır:" Şimdi de göklere bak ve yıldızları say! Sayabilirmisin? "

Sonra İbrahim yıldızlara göz atıp tekrar aynı sesi duydu:" Senin zürriyetin de böyle sayısız olacaktır...."

Lings sözlerini şöyle sürdürüyor:" Takdir böyle idi. İbrahim'den bir ümmet değil iki büyük ümmetin ve hidayet gücünün olması. İbrahim soyundan Allah'ın iradesinin gerçekleştirilmesi için iki araç meydana geldi. İbrahim, iki manevi akım, iki manevi din, iki halka ve iki odağın kaynağı idi. Bu akımların biri Amine merkezli idi. Amine içindeki nuraniyetten haberdardı. Bir gün şöyle bir ses duydu:" Bu halkın efendisini karnında taşıyorsun. Bebeğin olduğunda onu kıskançlardan dolayı yegane Allah'a emanet ediyorum de. Ardından onu Muhammed olarak adlandır. "

İnsan her daim erdemli, faziletli ve manevi ve hakikate kuşanmış insanlar arayışındadır. Elinde olmayarak bu şahısları över. İlahi peygamberlerin pak ve yetenekli yürekleri kendine çekme hususundaki başarısı da tam bu nokta ile alakalıdır. Çünkü peygamberler ve ilahi evliyalar da faziletlere sahip, çağlarının en layık insanları idiler.

Alemde hakikati arayanlar ilahi evliyaların siyeri, hayatı ve davranışları hakkında bilgi toplayarak derinden onlara vurulurlar ve böylece bu araçla hidayet ve hakikate doğru sürüklenirler. Lings de kitabında Allah Resulü Hz. Muhammed saa'in davranış şekli ve hayat tarzını anlatarak bunlara kuşanarak Allah Resulünün güzel sözleri ve davranışları çiçekliği ve cennetinden çiçek derebileceğini umut ediyor. Aslında Ligs Allah Resulünün bu sözüne da dayanarak bu yönde çaba gösteriyor. " Bilim Çin'de olsa da onu arayın. "

Dr. Lings kitabının bir bölümünde Allah Resulünün mucizeleri ile ilgili ise şöyle yazıyor:" Muhammed saa'in farklı mucizeleri vardı. Bir gün Kureyş liderleri peygamberliğini ispat etmesi için ayı ikiye bölmesini istediler. Allah Resulü de bunu yaptı. Ancak onlar bu mucizeyi bir büyü olarak nitelediler. Lings Allah Resulünün farklı mucizelere sahip olmasına rağmen kimi mucizelerini eksen olarak belirlemediğini çünkü en büyük mucizesinin nur ve hidayet kitabı Kuran-ı Kerim olduğunu belirtiyor.

Lings Hz. Muhammed saa'i Allah resulü ve elçisi olarak tanımlarken rahip Buheyra'nın Hz. Muhammed'in zuhuru ile ilgili kehanetlerine de değinip Allah Resulüne indirilen ilk ayetler ile ilgili de görme engelli Varaka bin Nevfel'in Hz. Hatice'ye Hz. Muhammed'e indirilenlerin ilahi sözler olduğuna dair garanti vermesi ve kuşkusuz Hz. Muhammed'in Mesih'in de müjdelediği son peygamber olduğu sözüne dair olayları da anlatmaktadır.

Martin Lings açısından Hz. Muhammed saa'in insanlara verdiği en büyük hediyelerden biri de kurtarıcının geleceğini müjdelemesi idi. Lings bu hususta şöyle yazıyor: " İnsanlık topluluğunun büyük bir bölümü hatanın doruğuna ulaşmışlar. Bundan ötesine geçmek ise çok zor görünüyor. Ancak bu hataları ilerleme kapsamlı olmayacaktır. Çünkü alem genel olarak kutsaldır. Allahu Teala'nın dünyayı kendi haline bırakmasını düşünmek mümkün değildir. Peygamerimiz de ahir zamanda bir kurtarıcının geleceğini adının Mehdi olacağını müjdelemektedir. Bu büyük barış yanlısı mutlaka gelecektir. "

Dr. Martin Lings bitmek tükenmek bilmeyen bir yazar olarak hayatının 97'nci yaşına kadar yazan biri idi. Birçok görüş sahibi kişi İngiliz Martin Lings'i büyük metafizik hocası ve kimi bilim ehli de onu büyük ve kaliteli bir şair olarak biliyordu. Ancak onun öğrencileri için bu kişi, her şeyden ziyade iki şeyin hatırlatıcısı oldu:" İlk olarak Allah'ın zikri ve güzelliği ve ikincisi de güzelliğe olan sevgi.

İşte Martin Lings bu iki temel ilke çerçevesinde avlusunu çiçekler ile dolu ufak bir cennete dönüştürmüştü. Vefatının ardından da 2005 yılında aynı avluda toprağa verildi. Lings kitabını Ahzap Suresinin 56'ncı ayeti ile bitirmektedir. Bu ayette şöyle buyrulmaktadır:"

"Allah ve melekler peygambere salât ediyorlar; ey iman edenler, siz de ona salât ve selâm okuyun."
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)

Benzer konular