Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Han

En Güzel Edep Güzel Ahlaktir...!
genel
Katılım
20 Ocak 2021
Mesajlar
7,476
Tepkime puanı
6,860
Puanları
113
Konum
Huzur🧿
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Monatçılık (Monadizm) Nedir, Ne Demektir?


Monadizm-Monatcilik-678x381.jpg


Monatçılık veya Monadizm, Alman düşünürü Leibniz‘in bölünmez güç öğretisidir. Bölünmez, yetkin birim, atom anlamında olan monat deyimi, Antik Çağ Yunan felsefesinden kaynaklanmaktadır. Pisagorcular ve Yeni-Platoncular tarafından kullanılmıştır.

Alman düşünürü Gottfried W. Leibniz, bütün felsefesini kapsayan Monadoloji adlı yapıtında, maddedeki bölünmez güce monat ismini vermiştir. Buradan kaynaklı da bu felsefeye Monatçılık veya Monadizm denilmiştir.

MONATLAR ve MONADİZM

Bu anlayışa göre evrendeki bütün varlıkların özü, monat adı verilen birimlerdir. Monatların önemi onların bütün dışsal algılara karşı kapalı oluşlarındadır. Leibniz’in deyisiyle monatların pencereleri yoktur ki oradan içlerine bir şey girip çıkabilsin. Buysa bilgilerimizin doğuştan olduklarını, sonradan ve duyular yolu ile edinilmediklerini tanıtlar.

Monatlar ancak yaratmayla başlayabilir ve yok olmayla bitebilirler. Monatlar monadı olan ise Tanrı’dır. Monatlar, dıştan hiçbir etki alamadıklarına göre, kendi iç etkileriyle değişir ve hareket ederler. Bütün basit tözlere veya aynı anlamda olan yaratılmış monatlara entelekya adı verilebilir, çünkü onlarda bir yetkinlik ve onları kendi iç eylemlerinin kaynağı olan otomat bir yeterlik vardır.

Her monat, başka monatlardan farklıdır, çünkü doğada birbirinin aynı olan iki şey yoktur. Bundan ötürü de, her monatta devamlı bir değişme vardır, doğum ve ölüm sandığımız işte bu monatların sonsuz değişmelerindeki görünüşlerdir.

Monatlar monadı Tanrı, ilk birim veya başlangıçtaki ilk basit tözdür. Yaratılmış veya birbirinden çıkmış olan monatların hepsi ondan oluşmuştur.

Monatlar bölünemeyeceğine göre, Tanrı’nın birer parçası değil, onun yaratığıdırlar. Akla dayanan bilgilerimiz iki büyük ilkeden yola çıkarlar: Çelişme ilkesi, ki bu ilkeye göre içinde çelişme olana yanlış, yanlışa karşıt veya yanlışla çelişik olana da doğru hükmünü veririz.

Yeter neden ilkesi, ki bu ilkeye göre yeter bir neden olmadıkça hiç bir olgunun doğru veya var olamayacağını anlarız. O halde Tanrı’nın bilgisinde sonsuz mümkün evrenler bulunduğundan ve onlardan ancak biri var olabileceğinden Tanrı’nın diğer bir evren yerine bunu seçmesinin yeter bir sebebi bulunması gerekir.

İşte bu varsayım, Tanrı’nın büyüklüğünü gerekli olduğu gibi meydana koyar. Her canlı örgensel cisim bir çeşit Tanrılık makinedir (mekanizm). İnsan sanatının yapmış olduğu bir makinenin parçaları makine değildir ama, canlı cisimler sonsuza kadar en küçük parçalarında da makinedir. İnsansal sanatla Tanrılık sanat arasındaki fark buradadır.

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)