Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Han

En Güzel Edep Güzel Ahlaktir...!
genel
Katılım
20 Ocak 2021
Mesajlar
7,476
Tepkime puanı
6,860
Puanları
113
Konum
Huzur🧿
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Mekanik Gerekircilik, Mekanikçi Gerekircilik Nedir?


determinizm-678x381.jpg


Mekanik Gerekircilik her çeşit sebebi mekanik nedene indirgeyen ve rastlantıyı nedensellik sayarak yadsıyan gerekircilik anlayışıdır.

Bilimin temeli olan gerekircilik (determinizm) XVIII ve XIX yüzyıllarda fizikçi Newton‘un mekaniğinden etkilenerek mekanikçi bir anlayışa yönelmiştir. Gerekirciliğe göre her olgunun bir sebebi vardır. Mekanikçi gerekirciliğe göreyse bu neden mekaniktir ve birbirinden bağımsız bir neden sonuç zinciri halinde daimi olarak tekrarlanır.

Aynı nedenler aynı sonuçları doğururlar, kendi sebebiyle belirlenen, sonuç da kendi sebebiyle aynılaşır ve kendisiyle aynı olan yeni bir sonuç meydana getirir. Bu demektir ki gelişme (evrim) ve sıçrama (devrim) olanaksızdır.

Mekaniğin temel yasaları olan dinamik hukuk kurallarına göre belli bir durum belli ve mecburi durumlar zincirini meydana getirir ve belli bir durum bilinince bu durumun meydana getireceği daha sonra ki durumlar bilinebilir.

Bu temelden yola çıkan Laplace -ki mekanikçi gerekirciliğe Laplace’çı gerekircilik de denir- doğayı harekete getiren bütün güçleri ve doğayı teşkil eden bütün varlıkların birbirlerine karşı olan durumlarını belli bir anda bilebilecek ve bunları matematik formüllere bağlayabilecek bir öke tasarlar ve böyle bir öke olsaydı evrenin en büyük cisimlerinden en küçük cisimlerine kadar hepsinin hareketlerini matematik formüllerde kolaylıkla toplayabilir ve geleceği de geçmişi de gözlerimizin önüne serebilirdi” der. Laplace‘in bu ökesinin Laplace’in cini adı verilir.

Gerekirciliğe göre her olgunun bir sebebi vardır, mekanikçi gerekirciliğe göreyse bu neden mekaniktir ve birbirinden bağımsız bir neden-sonuç zinciri halinde daimi olarak tekrarlanır. Aynı nedenler aynı sonuçları doğururlar, kendi sebebiyle belirlenen sonuç da kendi sebebiyle aynılaşır ve kendisiyle aynı olan yeni bir sonuç meydana getirir. Bu demektir ki gelişme (evrim) ve sıçrama (devrim) olanaksızdır.

Diyalektik özden yoksun bulunan bu metafizik gerekircilik anlayışı rastlantıyı da yadsımakla, söz gelimi mikrofizikte gerçekleşen, pek çok olayları açıklayamaz bir duruma düşmüştür. Oysa mekanik nedenden başka pek çok nedenler vardır, neden sonucu etkilediği gibi sonuç da sebebi etkiler, rastlantı nedensizlik değildir ve bilimseldir, değişmeler sıçramalarla gerçekleşir ve gelişimseldir.

Dinamik hukuk kurallarına göre, ki mekaniğin temel yasalarıdır, belli bir durum belli ve mecburi durumlar zincirini meydana getirir ve belli bir durum bilinince bu durumun meydana getireceği daha sonraki durumlar bilinebilir.

Ne var ki biyolojik, fizyolojik, ruhbilimsel ve toplumsal süreçleri açıklamaya yetmemiştir. Bu yetersizlik, mikrofizikte rastlantının çok önemli bir rolü bulunduğunun meydana çıkmasıyla büsbütün belirmiştir.

Kuanta mekaniği, mikrofizikte, rastlantının da mecburiluk kadar Önemli bir rol oynadığını tanıtlamıştır. Özdeğin, eski fiziğin sandığı gibi yeknesak olmadığı ve sonsuz bir çeşitlilik içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Olguları, olayları ve süreçleri daha geniş bir karşılıklı etki ilişkisi içinde ele almak gerekli olduğu açık seçik ortaya çıkmıştır.

Tüm fiziksel olayların uzay ve zamanda yer değiştirme (Mekanik devim)’yle açıklanamadığı görülmüştür. Hele yaşambilimde örgensel olayların (canlı varlıkların) mekanik yasalarla hiç bir ilgisi bulunmadığı ortaya konmuştur. Bütün bunlardan çıkan sonuç, mekanikçi gerekirciliğin iki büyük yanılgıyla yüklü olduğudur; 1. Bütün nedenleri mekanik nedenlere indirgemek, 2. Olayların nesnelliğini görememek ve nedensizlikle özdeşleştirdiği rastlantıyı yadsımak. Mekanikçi gerekircilerin başında Büchner, Vogt, Haeckel, Cabanis, Huxley, Moleschotte gibi düşünürler gelir.

Bütün bunlardan çıkan sonuç, mekanikçi gerekirciliğin iki büyük yanılgıyla yüklü olduğudur:
  1. Bütün nedenleri mekanik nedenlere indirgemek,
  2. Olayların nesnelliğini görememek ve nedensizlikle özdeşleştirdiği rastlantıyı yadsımak.

MEKANİKÇİ GEREKİRCİLİK NEDİR?​

Her türlü sebebi mekanik nedene indirgeyen ve rastlantıyı nedensizlik sayarak yadsıyan gerekircilik anlayışı. Bilimin temeli olan gerekircilik, XVIII. Ve XIX. Yüzyıllarda, fizikçi Newton’un mekaniğinden etkilenerek mekanikçi bir anlayışa yönelmiştir.

Gerekirciliğe göre her olgunun bir sebebi vardır, mekanikçi gerekirciliğe göreyse bu neden mekaniktir ve birbirinden bağımsız bir neden-sonuç zinciri halinde daimi olarak tekrarlanır. Aynı nedenler aynı sonuçları doğururlar, kendi sebebiyle belirlenen sonuç da kendi sebebiyle aynılaşır ve kendisiyle aynı olan yeni bir sonuç meydana getirir. Bu demektir ki gelişme (evrim) ve sıçrama (devrim) olanaksızdır.

Diyalektik özden yoksun bulunan bu metafizik gerekircilik anlayışı rastlantıyı da yadsımakla, söz gelimi mikrofizikte gerçekleşen, pek çok olayları açıklayamaz bir duruma düşmüştür. Oysa mekanik nedenden başka pek çok nedenler vardır, neden sonucu etkilediği gibi sonuç da sebebi etkiler, rastlantı nedensizlik değildir ve bilimseldir, değişmeler sıçramalarla gerçekleşir ve gelişimseldir. Dinamik hukuk kurallarına göre, ki mekaniğin temel yasalarıdır, belli bir durum belli ve mecburi durumlar zincirini meydana getirir ve belli bir durum bilinince bu durumun meydana getireceği daha sonraki durumlar bilinebilir.

Bu temelden yola çıkan Laplace, ki mekanikçi gerekirciliğe Laplace’cı gerekircilik de denir, belli bir durumun bütün ayrıntılarını saptayıp hesaplayabilecek üstün “bir zeka varolabilseydi geleceğin bütün olayları daha önce bilinebilirdi, der. Bu anlayış bilimsel gerekirciliği papazca bir kaderciliğe düşürmüştür.

Bununla birlikte mekanikçi gerekircilik belirli sınırlar içinde ve dış etkenlere büyük oranda bağlı bulunmayan alanlarda —çünkü dış etkenlere bütünüyle kapalı hiç bir sistem yoktur— geçerli ve faydalı olmuş, güneşin ve gezegenlerin durumlarını daha önce hesaplamakta ve makineler yapımında başarı ile kullanılmıştır.

Ne var ki biyolojik, fizyolojik, ruhbilimsel ve toplumsal süreçleri açıklamaya yetmemiştir. Bu yetersizlik, mikrofizikte rastlantının çok önemli bir rolü bulunduğunun meydana çıkmasıyla büsbütün belirmiştir. Kuanta mekaniği, mikrofizikte, rastlantının da mecburiluk kadar Önemli bir rol oynadığını tanıtlamıştır. Özdeğin, eski fiziğin sandığı gibi yeknesak olmadığı ve sonsuz bir çeşitlilik içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Olguları, olayları ve süreçleri daha geniş bir karşılıklı etki ilişkisi içinde ele almak gerekli olduğu açık seçik ortaya çıkmıştır.

Tüm fiziksel olayların uzay ve zamanda yer değiştirme (Mekanik devim)’yle açıklanamadığı görülmüştür. Hele yaşambilimde örgensel olayların (canlı varlıkların) mekanik yasalarla hiç bir ilgisi bulunmadığı ortaya konmuştur. Bütün bunlardan çıkan sonuç, mekanikçi gerekirciliğin iki büyük yanılgıyla yüklü olduğudur;

1. Bütün nedenleri mekanik nedenlere indirgemek,

2. Olayların nesnelliğini görememek ve nedensizlikle özdeşleştirdiği rastlantıyı yadsımak. Mekanikçi gerekircilerin başında Büchner, Vogt, Haeckel, Cabanis, Huxley, Moleschotte gibi düşünürler gelir.

ÖZET

Her türlü sebebi mekanik nedene indirgeyen ve rastlantıyı nedensizlik sayarak yadsıyan gerekircilik anlayışı.

Bilimin temeli olan gerekircilik, 18. Ve 19. Yüzyıllarda, fizikçi Newton’un mekaniğinden etkilenerek mekanikçi bir anlayışa yönelmiştir. Gerekirciliğe göre her olgunun bir sebebi vardır, mekanikçi gerekirciliğe göreyse bu neden mekaniktir ve birbirinden bağımsız bir neden-sonuç zinciri halinde daimi olarak tekrarlanır.

Aynı nedenler aynı sonuçları doğururlar, kendi sebebiyle belirlenen sonuç da kendi sebebiyle aynılaşır ve kendisiyle aynı olan yeni bir sonuç meydana getirir. Bu demektir ki gelişme (evrim) ve sıçrama (devrim) olanaksızdır.

Diyalektik özden yoksun bulunan bu metafizik gerekircilik anlayışı rastlantıyı da yadsımakla, söz gelimi mikrofizikte gerçekleşen, pek çok olayları açıklayamaz duruma düşmüştür. Oysa mekanik nedenden başka pek çok nedenler vardır, neden sonucu etkilediği gibi sonuç da sebebi etkiler, rastlantı nedensizlik değildir ve bilimseldir, değişmeler sıçramalarla gerçekleşir ve gelişimseldir.

Dinamik hukuk kurallarına göre, ki mekaniğin temel yasalarıdır, belli bir durum belli ve mecburi durumlar zincirini meydana getirir ve belli bir durum bilinince bu durumun meydana getireceği daha sonraki durumlar bilinebilir. Bu temelden yola çıkan Laplace, ki mekanikçi gerekirciliğe Laplace Gerekirciliği de denir, belli bir durumun bütün ayrıntılarını saptayıp hesaplayabilecek üstün bir zeka varolabilseydi geleceğin bütün olayları daha önce bilinebilirdi, der. Bu anlayış bilimsel gerekirciliği papazca bir kaderciliğe düşürmüştür.

Bununla birlikte mekanikçi gerekircilik belirli sınırlar içinde ve dış etkenlere büyük oranda bağlı bulunmayan alanlarda (çünkü dış etkenlere bütünüyle kapalı hiçbir sistem yoktur) geçerli ve faydalı olmuş, güneşin ve gezegenlerin durumlarını daha önce hesaplamakta ve makineler yapımında başarı ile kullanılmıştır.

Ne var ki biyolojik, fizyolojik, ruhbilimsel (psikolojik N.) ve toplumsal süreçleri açıklamaya yetmemiştir. Bu yetersizlik, mikrofizikte rastlantının çok önemli bir yeri bulunduğunun meydana çıkmasıyla büsbütün belirmiştir. Kuanta mekaniği, mikrofizikte, rastlantının da mecburiluk kadar önemli bir rol oynadığını tanıtlamıştır.

Özdeğin, eski fiziğin sandığı gibi yeknesak olmadığı ve sonsuz bir çeşitlilik içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Olguları, olayları ve süreçleri daha geniş bir karşılıklı etki ilişkisi içinde ele almak gerekli olduğu açık seçik ortaya çıkmıştır.

Tüm fiziksel olayların uzay ve zamanda yer değiştirme (mekanik devim)’yle açıklanamadığı görülmüştür. Hele yaşambilimde örgensel olayların (canlı varlıkların) mekanik yasalarla hiçbir ilgisi bulunmadığı ortaya konmuştur.

Bütün bunlardan çıkan sonuç, mekanikçi gerekirciliğin iki büyük yanılgıyla yüklü olduğudur:

1. Bütün nedenleri mekanik nedenlere indirgemek,
2. Olayların nesnelliğini görememek ve nedensizlikle özdeşleştirdiği rastlantıyı yadsımak

Hazırlayan: Sosyolog Ömer Yıldırım
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)

Benzer konular Forum Tarih
Han Felsefe 0 26
Han Felsefe 0 26

Benzer konular