Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması)

  • Konbuyu başlatan Eqe
  • Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 3:44

Eqe

[h=1]Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması)[/h][FONT=&quot]Benzetme amacı olmaksızın bir sözün, başka bir sözün yerine kullanılmasına mecaz-ı mürsel denir. Mecaz-ı mürsele düz değişmece de denmektedir. Bu söz sanatında iki sözcük arasında parça-bütün, genel-özel, iç-dış, yazar-eser ya da başka bir çağrışım ilişkisi bulunur. Burada iki sözcük arasında herhangi bir yönden benzerlik ilişkisi söz konusu değildir.
Mecaz-ı Mürsel Sanatına Örnekler:
“Sınıf, yeni öğretmeni merakla bekliyordu.” cümlesinde “sınıf” sözcüğü ile ad aktarması yapılmıştır. Çünkü gerçekte sınıf, derslik, öğrencilerin ders gördüğü yerdir. Ama burada “sınıf” sözcüğü ile sınıfta ders gören öğrenciler anlatılmak istenmiştir. Dış iç ilgisi ile sınıf söylenmiş, öğrenciler anlatılmak istenmiştir.
Ad aktarmasında, sözcüğün kendi anlamı dışında kullanıldığını gösteren bir işaret mutlaka vardır. Yukarıdaki cümlede “sınıf” sözcüğünün kendi anlamında kullanılmadığını “merakla beklemek” ifadelerinden anlayabiliyoruz.

“Ülkeler ancak kalem ve kılıç, ile varlıklarını sürdürebilir.” cümlesinde “kalem ve kılıç” sözleri ile ad aktarması yapılmıştır. Burada sebep-sonuç ilişkisi söz konusudur.
“Kalem” sözcüğü ile eğitimli insanlar, bilim adamları anlatılmak istenmiştir. “Kılıç” sözcüğü ile o ülkeyi dış düşmanlardan koruyacak asker anlatılmak istenmiştir.

“Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,Taobun Cemi! Bey çalıyor eski plakta “Bu dizede “Tanburî Cemil Bey” sözleri ile ad aktarması yapılmıştır. Çünkü burada bir sanatçıdan söz edilmekte, sanatçının adı verilip onun bir eseri anlatılmaktadır. Bu dizelerde “sanatçı-eser” ilgisi ile ad aktarması yapılmıştır.
“Dilerim Tanndan ki, sana açık kucaklarBir daha kapanmadan kara toprakla dolsunKan tükürsün adını candan anan dudaklarSana benim gözümle bakan gözler kör olsun”Bu dörtlükte “kucaklar, dudaklar, gözler” sözcükleri ile ad aktarması yapılmıştır. Burada parça-bütün ilişkisi söz konusudur. “Kucak, dudak, göz” gibi insanın bazı organları söylenerek “insan” kastedilmiştir.
“Güç belâ bir bilet aldım gişedenYolculuk başladı Haydarpaşa’dan ”Bu dizelerde “gişe” ve “Haydarpaşa” sözcüklerinde ad aktarması vardır. Gişe, bilet satılan yerdir. Burada “gişe” sözcüğü ile oradaki görevli anlatılmak istenmiştir. Haydarpaşa, Kadıköy’deki tren garının adıdır. İkinci dizede “Haydarpaşa” sözcüğü ile bu istasyon anlatılmak istenmiştir.
“Minareler bayramda, kubbeler arifedeBaşlar birbirinden dik o dört taştan efedeEdirne’de bir sabah üçüncü şerefedeSinan güzelliği döndürmüştü başını”Bu dörtlüğün son dizesinde ‘Sinan’ın güzelliği” sözcükleri ile Edirne’deki “Selimiye Camisi” anlatılmak istenmiştir. Burada “sanatçı-eser” ilişkisi ile ad aktarması yapılmıştır. Son dizede bir insan olarak Mimar Sinan’ın güzelliğinden söz edilmiyor, sanatçının adı söylenip onun en önemli eseri olan Selimiye Camisi anlatılmak isteniyor.
[/FONT]
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)