Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Han

En Güzel Edep Güzel Ahlaktir...!
genel
Katılım
20 Ocak 2021
Mesajlar
7,531
Tepkime puanı
6,900
Puanları
113
Konum
Huzur🧿
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Düşünce alanındaki bilgi. Eylem alanındaki bilgi manasını söyleyen kılgı terimi karşıtıdır. Eylem alanına geçirilemeyen bilgi manasını söyleyen varsayım terimiyle karıştırılmamalıdır. Kuram, eylem alanına geçirilmiş olacağı gibi geçirilememiş de olabilir, ama geçirilebilir değerde görülmekle çoğu zaman kabul gören manasını içerdiğinden varsayımdan ayrılır. Buna karşı, yöntemli bilgi ve kesin bilgi deyimlerine karşı anlamda da kullanılır; bu manada ‘’söylediğiniz pek kuramsal, pratiğe uymaz’’ denir. Oysa bilimsel kuram, pratikle denetlenebilen kuramdır. Kuram, insansal deneylerin bilincine varılması ve bireşimidir. Nesnel gerçekliğin insan bilincine düşünsel olarak yansımasıdır.

Gerçekte kuram ve kılgı (teori ve pratik), bilme sürecinin ansal ve özdeksel iki yanını söyleyen felsefesel kavramlardır. Bu bilme süreci, doğayı ve toplumu dönüştürme ve değiştirme sürecini de kapsar. Bundan ötürüdür ki toplumsal-tarihsel bir süreçtir. İnsanların eylemsel gayretleri kılgı, düşünsel gayretleri kuram’dır. Bu bakımdan birbirlerine karşıt durumda bulunan bu iki insansal olgu hemde birbirleriyle sıkıca bağımlıdır. Kuram kılgıdan doğar ve gene kılgıya dönerek onu etkiler ve geliştirir. Kuram, kılgıyla beraber ve kılgı içinde oluşur.

Eytişimsel özdekçilik dilinde buna kuramla kılgının birliği ve ayrılmazlığı denir. Kuramın Batı dillerindeki karşılığı, teori, Yu. Dikkatle bakmak anlamındaki theörein sözcüğünden türetilmiştir. Antik Çağ Yunan felsefesi, yarar için bilmek manasını gerçekleştiren öteki İlk Çağ düşüncelerinden farklı olarak, bilmek için bilmek amacını gütmüş ve bir teori felsefesi olarak gerçekleşmiştir. İnsan düşüncesinde bu çok önemli bir adımdır. Bundan ötürü kuram, klasik felsefede, çıkar gözetmeyen ve uygulama düşüncesinden bağımsız salt bilgi olarak tanımlanabilir.

Ayrıca öğreti manasını da verir, söz gelimi ‘’Darwin kuramı’’ derken onu bu manada kullanırız. Metafizikçiler onu bu manada salt düşünceyle kurulmuş bilgi sayarlar, oysa salt düşünceyle kurulmuş hiçbir bilgi yoktur, Darwin kuramını kurarken sayısız deneyler ve gözlemler yapmıştır.

Kuramsal faaliyet, kılgısal faaliyete dayanır ve kılgısal faaliyetle doğrulanıp desteklenir; bu yüzdendir ki toplumsal kılgıyla sımsıkı bağımlılık içindedir. Bununla birlikte metafizik kuramların nesnel gerçeklikten kopmuş ve salt düşünceyle kurulmuş oldukları doğrudur, ne var ki iyice incelenirse bu hayali kuramların bile nesnel gerçekliğin fantastik ve çarpıtılmış yansımaları olduğu görülür. Bu gibi düşsel kuramların oluşmuş olmalarının sebebi, kol ve kafa emeklerinin birbirinden ayrılmış olması ve kuramla kılgının göreli olarak birbirlerinden bağımsız birer toplumsal faaliyet haline dönüşmüş bulunmalarıdır.

Bu düşsel kuramlar hiçbir zaman kılgıyla denenemez ve doğrulanamazlar, bundan ötürü de nesnel gerçekliğe ve dolayısı ile gerçeğe aykırı kalırlar. ‘’Toplumsal kuramlar, ancak, toplumumuzun özdeksel yaşamındaki gelişme, toplumumuzun önüne yeni görevler koyduğu zaman ortaya çıkarlar. Ama bir kez ortaya çıktılar mı, toplumumuzun özdeksel yaşamındaki gelişmenin ortaya koyduğu yeni görevlerin muhakkak yerine getirilmesini sağlamayı başaran özdeksel bir güç haline gelirler. İşte yeni kuramların örgütleyici, devindirici ve değiştirici rollerinin bütün önemi o zaman kendisini gösterir.

Açıkçası, yeni toplumsal kuramlar ortaya çıkıyorsa, bu, direk olarak doğruya topluma gerekli oldukları içindir. Çünkü onların örgütleyici, devindirici ve değiştirici etkileri olmadan, toplumumuzun özdeksel yaşamındaki gelişmenin getirdiği geciktirilemez problemlerin çözümü olanaksızdır’’.

Kuramla kılgının birliği, diyalektik bir zorunluluktur. Çünkü kuramsal düşünce olmaksızın iki doğal gerçek birbirleriyle ilişkili kılınamaz veya onlar arasında varolan ilişki anlaşılamaz. ‘’Düşüncenin gerçekleşmeye yönelmesi yetmez, gerçekleşme de düşünceye yükselmelidir’’. Toplumbilim Terimleri Sözlüğü’nde kuram deyimi şöyle tanımlanmaktadır: ‘’Bilgi edinme sürecinin herhangi bir aşamasında ortaya atılan, geçerlik ve güvenirliği bilimsel yöntemle saptanmış bir genel bilgi ve açıklama düzeni’’.



-Alinti-
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)

Benzer konular