Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Kırk yıllık Kani, olur mu Yani...

SuMBuL

Tam güldüğün yerde başlar şiirler... Yang❤️
bayan
Katılım
4 Ara 2020
Mesajlar
2,317
Tepkime puanı
4,592
Puanları
113
Konum
...
Cinsiyet
Kadın

İtibar Puanı:

Osmanl%C4%B1da-gayrim%C3%BCslim1-285x300.jpg

Anlamı:

İyi alışkanlıklar edinmiş ve bunu uzun yıllar sürdürmüş kişi, kolay kolay bu yapısından vazgeçip de kötülük edemez.

* Kani: Müslüman özel adı.
* Yani: Hıristiyan özel adı.


Hikayesi:

Kânî 1712 doğumlu Tokatlı bir şairdir. Mizahî ve nüktedan kişiliğe sahiptir. Bir ara Trabzon’dan İstanbul’a gelirken devrin tanınmış sadrazamlarından Hekimoğlu Ali Paşa’nın yolu Tokat’a düşmüş ve Kânî de “fırsat bu fırsatdır” diyerek yazmış olduğu bir kasideyi Paşaya takdim etmiştir. Hekimoğlu Ali Paşa şiirden anlayan biri olduğu için bu gencin sahip olduğu yeteneği farketmiş ve onu beraberinde İstanbul’a götürmüştür.

İstanbul’da çeşitli memuriyetlerde vazife alan Kânî, eskilerin tabiriyle serâzâd (kendi hâlinde takılan ve pek söz dinlemeye gelmeyen) biri olduğu için Silistire’ye gitmiştir. Öteden beri kâtiplik yaparak geçimini temin eden şair, Rumeli’de gezdiği birçok bölgede yüksek rütbeli beylerin kâtipliğini (bugün için özel kalem diyebiliriz) yaptı. Ulah beylerinin ve bazı voyvodaların yanında bulundu. Ve bir ara Bükreş’te iken gönlünü Hrıstiyan bir güzele kaptırdı…

Kırk Yıllık Kâni…

Girit’teki Ortodoks Hrıstiyan Kadınlıar – Giyim kuşamlarıyla dikkat çekmektedirler-Kırk Yıllık Kâni…
Gel zaman git zaman Kâni’nin başında kavak yelleri esedursun artık bu durum tahammül edilemez bir hâle dönüşmüştür. Ne yapıp edip Hrıstiyan güzele içini açmalı ve ardından sadede gelmeliydi. Şairimiz bu güzel ve genç kıza evlenme teklifi yapmaya karar verdi, bir fırsatını buldu ve mevzuya girdi…

Hrıstiyan güzel, böyle bir teklifi öteden beri bekliyor ve aslında kabul etmeye hazırlanıyordu. Fakat bir şarta bağlı idi… O da, kendisi gibi Kâni’nin de Hrıstiyan olmasıydı…

Sonunda Kâni teklifini yaptı ve ardından hiç beklemediği bir cevapla karşılaştı… Kız dedi, “Peki kabul ederim ama o zaman sen de Müslümanlığı bırakıp, Hrıstiyan olursun!” Bu şartın imkansızlığını bilen şairimiz, biraz da mizahla karışık işte o meşhur sözüyle karşılıkta bulundu: “Kırk yıllık Kâni, olur mu Yani…

Olur mu Yani

Bu sözden iki mana çıkmaktadır. Bugün bir çoğumuzun anladığı ve hayal kırıklığı ile söylenen “Bu kadar da yapılmaz, böyle de olmaz yani” gibi bir anlam.

Fakat öte tarafta “Yani” Osmanlı’da gayri-müslim tebaa arasında yaygın olarak kullanılan bir erkek ismidir. Müslüman olmayanların kullandığı bu Yani ismine mahkeme kayıtlarının tutulduğu Kadı Sicil defterlerinde sıkça rastlayabiliriz. Yani şairimiz demek istiyor ki, “
40 yıldan beri Müslümanlık’tan ayrılmayan Kâni, bu saatten sonra din değiştirip, Yani olmaz…”
 

Han

En Güzel Edep Güzel Ahlaktir...!
genel
Katılım
20 Ocak 2021
Mesajlar
7,476
Tepkime puanı
6,860
Puanları
113
Konum
Huzur🧿
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Osmanl%C4%B1da-gayrim%C3%BCslim1-285x300.jpg

Anlamı:

İyi alışkanlıklar edinmiş ve bunu uzun yıllar sürdürmüş kişi, kolay kolay bu yapısından vazgeçip de kötülük edemez.

* Kani: Müslüman özel adı.
* Yani: Hıristiyan özel adı.


Hikayesi:

Kânî 1712 doğumlu Tokatlı bir şairdir. Mizahî ve nüktedan kişiliğe sahiptir. Bir ara Trabzon’dan İstanbul’a gelirken devrin tanınmış sadrazamlarından Hekimoğlu Ali Paşa’nın yolu Tokat’a düşmüş ve Kânî de “fırsat bu fırsatdır” diyerek yazmış olduğu bir kasideyi Paşaya takdim etmiştir. Hekimoğlu Ali Paşa şiirden anlayan biri olduğu için bu gencin sahip olduğu yeteneği farketmiş ve onu beraberinde İstanbul’a götürmüştür.

İstanbul’da çeşitli memuriyetlerde vazife alan Kânî, eskilerin tabiriyle serâzâd (kendi hâlinde takılan ve pek söz dinlemeye gelmeyen) biri olduğu için Silistire’ye gitmiştir. Öteden beri kâtiplik yaparak geçimini temin eden şair, Rumeli’de gezdiği birçok bölgede yüksek rütbeli beylerin kâtipliğini (bugün için özel kalem diyebiliriz) yaptı. Ulah beylerinin ve bazı voyvodaların yanında bulundu. Ve bir ara Bükreş’te iken gönlünü Hrıstiyan bir güzele kaptırdı…

Kırk Yıllık Kâni…

Girit’teki Ortodoks Hrıstiyan Kadınlıar – Giyim kuşamlarıyla dikkat çekmektedirler-Kırk Yıllık Kâni…
Gel zaman git zaman Kâni’nin başında kavak yelleri esedursun artık bu durum tahammül edilemez bir hâle dönüşmüştür. Ne yapıp edip Hrıstiyan güzele içini açmalı ve ardından sadede gelmeliydi. Şairimiz bu güzel ve genç kıza evlenme teklifi yapmaya karar verdi, bir fırsatını buldu ve mevzuya girdi…

Hrıstiyan güzel, böyle bir teklifi öteden beri bekliyor ve aslında kabul etmeye hazırlanıyordu. Fakat bir şarta bağlı idi… O da, kendisi gibi Kâni’nin de Hrıstiyan olmasıydı…

Sonunda Kâni teklifini yaptı ve ardından hiç beklemediği bir cevapla karşılaştı… Kız dedi, “Peki kabul ederim ama o zaman sen de Müslümanlığı bırakıp, Hrıstiyan olursun!” Bu şartın imkansızlığını bilen şairimiz, biraz da mizahla karışık işte o meşhur sözüyle karşılıkta bulundu: “Kırk yıllık Kâni, olur mu Yani…

Olur mu Yani

Bu sözden iki mana çıkmaktadır. Bugün bir çoğumuzun anladığı ve hayal kırıklığı ile söylenen “Bu kadar da yapılmaz, böyle de olmaz yani” gibi bir anlam.

Fakat öte tarafta “Yani” Osmanlı’da gayri-müslim tebaa arasında yaygın olarak kullanılan bir erkek ismidir. Müslüman olmayanların kullandığı bu Yani ismine mahkeme kayıtlarının tutulduğu Kadı Sicil defterlerinde sıkça rastlayabiliriz. Yani şairimiz demek istiyor ki, “
40 yıldan beri Müslümanlık’tan ayrılmayan Kâni, bu saatten sonra din değiştirip, Yani olmaz…”
Cok Güzeeeel... Tesekkür Ederim.. :D
 
Tüm sayfalar yüklendi.
Benzer konular Forum Tarih
SuMBuL Deyimler ve Atasözleri 3 80

Benzer konular