Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Han

En Güzel Edep Güzel Ahlaktir...!
uye
Katılım
20 Ocak 2021
Mesajlar
7,620
Tepkime puanı
6,989
Puanları
113
Konum
Huzur🧿
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

İzlenimci Eleştiri Kuramı
Empresyonizm ve rölativizm şeklinde de tanımlanan izlenimcilik; görecelik, izafilik kelimeleriyle de ifade edilebilir.

17.Yy’dan itibaren Avrupa’da gelişen aklı merkeze alan düşünme şekli hayatın her alanına nüfuz etmiştir. Bu düşünce tarzı sanayi devriminden yeni icatlara, kıtaların keşfinden ekonomik refahın artmasına kadar pek çok gelişimi de yanı sıra getirmiştir. Akılcı anlayışın bilimsel gelişimin sağlanması konusunda elde etmiş olduğu başarı bu metodun sosyal bilimlerde de uygulanabilirliği fikri oluşturmuştur, izlenimci eleştiri kuramı, eleştiride kuralcılığa, bilimselliğe ve nesnelliğe tepki olarak 18. Yüzyılda ortaya çıkmıştır.

Izlenimci_Elestiri_Kurami• İzlenimci eleştirinin temsilcisi olan Anatole France, (1844-1924) bu kuramın içeriğini şu sözleri ile ortaya koymuştur: “İyi bir eleştirici, şaheserler arasında kendi ruhunun serüvenlerini anlatır. Nesnel sanat olmadığı gibi nesnel eleştiri de yoktur. Eserine kendinden diğer bir şey koymakla övünenler çok aldatıcı bir kuruntunun kurbanıdırlar. Gerçek şudur ki insan hiçbir zaman kendisinin dışına çıkamaz. En büyük belalarımızdan birisidir bu. Göğü, yeri bir dakika için olsun, bir sineğin düzeylere ayrılmış gözüyle görebilmek ya da doğayı bir orangutanın kaba ve basit beyniyle algılayabilmek için neler vermezdik. Ama bizler için imkân yoktur buna. Tresias gibi hem erkek olmak, hem de bir kadın olmuş olmayı hatırlamak bizlere vergi değil. Sürekli bir hapishanede gibi kendi benliğimizin içerisine kapatılmışız… Eleştirici açıkça şöyle demelidir: Efendiler! Size Shakespeare, Racine, Pascal ya da Goethe ile alakalı olarak kendimden söz edeceğim.”

• Anatole France’nin sözlerinden de anlaşılacağı üzere izlenimci eleştirmenler, kuralları kabul etmedikleri ve eser hakkında herkezin ortak bir yargıda buluşabileceğine inanmadıkları için eserin nitelikleri ve yapısı üstünde durmazlar. Onlara göre bir eser hakkında belirtilen yargıların doğru veya yanlış olması söz konusu edilemez. Nesnel verilerin kullanımının reddi, göreli ve kişisel yoruma dayalı bir kuramın oluşmasına olanak tanır.

• İzlenimci eleştiri okuru merkeze alan bir kuramdır, izlenimcilere göre bir edebî eser ancak okuyucunun izlenimi noktasında değerlendirilir. Eser ne anlatırsa anlatsın okuyucuda kalanlar, kendi intibaları olacaktır. Bu anlayışa göre, sanat eserinin estetik ya da teknik özelliği, bir şiirin ya da romanın kurgusal yönü çok dikkate alınmaz. Önemli olan, eserin okuyucuda bıraktığı izlenimlerdir.

• Aynı zamanda bir edebî akıma isim olan izlenimcilik, başlı başına bir metin tahlil metodu olarak kabul edilemez. Fakat okur açısından sıklıkla kullanılması mecburi olan bir düşünme şeklidir.

• İnsanoğlunun algılama şekli içinde bulunduğu koşullara bağlıdır, insan, kendine göre bir konum, şart ve birikim içindedir. Onun objelere ve uyarıcılara karşı durumu, bu nedenle öznel yani sübjektiftir.

• Öznel bir alan üstünde gelişen estetik anlayışın bu bağlamda nesnel olması söz konusu olamaz. Bu edebî bir teori olmaktan ziyade genel bir kabuldür. Edebiyat araştırmalarında okuyucunun duygusunu önemsemesi bakımından önemliyse de evrensel ve uygulanabilir kriterler oluşturamaması nedeni ile eleştirilere hedef olan bir kuramdır.

-Alinti-
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)

Benzer konular