Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

İmmanentizm (İçkinlik Felsefesi) Nedir?

  • Konbuyu başlatan Han
  • Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 0:58

Han

En Güzel Edep Güzel Ahlaktir...!
uye
Katılım
20 Ocak 2021
Mesajlar
7,620
Tepkime puanı
6,989
Puanları
113
Konum
Huzur🧿
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Teoloji ve kozmolojide bilgi ve varlık meselesinde “Tanrı’yı âlemle birlikte âlemin içinde kabul etmek, sebebi (illeti) varlığın içinde görmek, tesirin bizzat tesir alan süjenin nefsinde bulunduğunu iddia etmek temayülü” immanent (mündemiç) anlayışı meydana getirir.

Âlemi yaratan bir Tanrı’ın varlığına inanmak, Tanrı’yı âlemin haricinde kabul etmeyi gerektirir ki bu transcendent (aşkın, müteâl) anlayıştır, halbuki bunun aksi olan immanent anlayış âlemi ve mevcudun sebebini âlemin cevheri veya o mevcudun özü ile karışmış sayar. Nitekim Spinoza’nın Tanrı anlayışı böyledir; onda Tanrı ile tabiat, yaratıcı ile yaratılmış olan âlem aynıdır. Onun panteizmi tamamen naturalizm ile karışmıştır.

Bu bakımdan immanent anlayış, ateizmin ve materyalizmin daima işine yarar, fakat buna rağmen marksistler de bu anlayışı beğenmezler, tenkit eden immanent felsefenin İlk Çağ’da en büyük temsilcisi Aristoteles’tir. Aristoteles’in ve Leibniz’in dinamist anlayışında madde ve form, madde ve kuvvet bir cevher ve bir birlik teşkil ederler. Çünkü bunlar birbirinin içindedir. Bu bakımdan dinamist anlayış da immanent felsefeye girer.
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)