Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Günün Yazısı - Aradaki Cam - 07.04.2021

SuMBuL

Tam güldüğün yerde başlar şiirler... Yang❤️
bayan
Katılım
4 Ara 2020
Mesajlar
2,317
Tepkime puanı
4,592
Puanları
113
Konum
...
Cinsiyet
Kadın

İtibar Puanı:

Bir araştırma okudum ve dünyam değişti. Meğer sınırlarını zorlamalıymış insan, zincirlerini kırmalıymış. Hepimiz kurduğumuz ufak ve sınırlı dünyalarda yaşayan minik yaratıklarız. Mutlu olmayı başarabilenler, kabına sığmayanlar sadece.

Amerikadaki Woods Hole Osinografi Enstitüsünde bir deney yapılmış. Bir akvaryumu camla ortadan ikiye bölmüşler. Olmuş iki akvaryum.
Peki ya sonra? Sonra bir tarafa yırtıcı barrakuda balığını koymuşlar, diğer tarafa da gariban dubar balığını yerleştirmişler. Bu arada hemen belirteyim, barrakuda bizim denizlerimizde pek sık rastlanan bir cins değil. Daha ziyade okyanuslarda yaşıyor. Bence köpek balığından daha tehlikeli.
Nedenine gelince, insanı bir lokmada yutmuyor, küçük küçük lokmalar halinde tadına vararak yiyor. Tam bir ‘gurme’ anlayacağınız.
Neyse, konuyu dağıtmayalım, dubarıyı gören barrakuda ağzının suları akarak o yöne doğru hamle yapmış. Tabii kafayı aynen cama vurmuş. Birkaç denemede daha bulunan barrakuda kafayı gözü dağıtmış. Ne yaptıysa dubara ulaşıp afiyetle yiyememiş. Sonunda bakmış ki bu iş olmayacak, ava gittikçe avlanacak, bırakmış macerayı. Araştırmacılar daha sonra aradaki cam engeli ortadan kaldırmışlar. Bizim barrakuda engel kalktığı halde dubaraya hiç saldırmamış.

Bu hadiseden sonra barrakuda sınırlarını öğrenmiş ve haddini bilmiş.
Aslında kendimizi araştırmada kullanılan barrakuda balığına benzetebiliriz. Bir şeye karar veririz, iştahımız kabarır ve onu elde etmek isteriz. İlk denemelerimizde başarısız olabiliriz. Belki daha sonraki denemelerde de... Ama bir gün o arzuladığımız şeye ulaşacak gücümüz ve imkanımız olduğu halde ve belki engeller de ortadan kalktığında, sadece umutlarımızı yitirdiğimiz ve hayal kırıklığına uğradığımız için vazgeçeriz. Ne kötü değil mi?

Küçük bir çocukken bize çok kötü resim yaptığımız, asla ressam olamayacağımız söylenir belki. Resim yapmayı sevdiğimiz halde bu sevdadan vazgeçeriz. Ya da şarkı söylemeyi denesek sesimizin ne kadar bet olduğundan söz eder, umutlarımızı kırar bazıları... Böylece sınırlanır kalırız. Ben resim yapamam, şarkı söyleyemem, basket atamam, iyi yüzemem, kibar olamam, güzel konuşamam, romantik olamam diye düşünürüz.
 
Katılım
29 Ağu 2019
Mesajlar
356
Tepkime puanı
1,199
Puanları
93
Konum
ıst
Cinsiyet
Kadın

İtibar Puanı:

Çok güzel bir Yazı olmuş SuMBuL emeğine sağlık canım.

Kazanılmış başarısızlık sendromu veya öğrenilmiş çaresizlik sendromu, kişinin göstermiş olduğu tepkilerin sonuca ulaşmaması durumunda, sonucu değiştiremeyeceğine karşı oluşan inanç ile gelen bir ruh hali durumudur. Kişi eğer çok sayıda başarısızlık yaşadıysa; tekrar denese de, nasıl olsa olayların kontrolünün kendisinde olmadığını, başarıya ulaşamayacağını düşünerek adım atmaz.

Zamanla zaten yapamayacağım inancı.. aradaki engeller kalksada zihne yerleşiyor .Her konuda olduğu gibi bu konudada en kritik dönem çocukluk dönemi. Öğrenilmiş çaresizliği yaşayan bireylerin zamanla bu kaygıları sosyal fobiye dönüşebiliyor. Keyif almak, zamanı etkin kullanmak beraber hareket etmek ekip olmak gibi güzellikleri bırakıp. Gecmişde yaşadığı kaygı düzeyinden hiç bir şeye katılmamayı tercih ediyorlar. Korku ve çaresizlikle oluşan duygular malesef kolay onarılmıyor.
 

SuMBuL

Tam güldüğün yerde başlar şiirler... Yang❤️
bayan
Katılım
4 Ara 2020
Mesajlar
2,317
Tepkime puanı
4,592
Puanları
113
Konum
...
Cinsiyet
Kadın

İtibar Puanı:

SuMBuL :))) acaba barrakudaYı engellemeden ; dubaraya kaçmayı mı öğretmeli:)
yok sadece kaçmayı ogretmekle olmaz ki asıl öğrenilmesi gereken günümüzde saldırgan olmamayı öğrenmek kesinlikle en kritik şey o 😊
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)