Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Han

En Güzel Edep Güzel Ahlaktir...!
genel
Katılım
20 Ocak 2021
Mesajlar
7,476
Tepkime puanı
6,856
Puanları
113
Konum
Huzur🧿
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Eleştiri Türünün Gelişimi Ve Türk Edebiyatında Eleştiri

Eleştiri ya da tenkit kelimesi Fransızca “critique” kavramının karşılığıdır. Pierre Bayle’nin 1695’te yayınlanan eserinin adı “Dictionnaire historique et critique”dir (Ercilasun, 2004: 11). Eleştirinin karşılığı olarak kullanılacak olan Yunancada “hüküm vermek” manasında kullanılacak olan kelime “krites”tir. Fransızca “critique” de burdan türemiştir. Eski dönemlerde eleştirmen, gramerci, ilolog nerdeyse birbirini yerine kullanılacak olan kelimeler iken, sonraları hümanistler “critic” terimini, eski metinlerin baskıya hazırlanması ve düzeltilmesi olarak sınırlandırırlar. Kavramın bugünkü manasıyla kullanımı, Avrupa dillerine nüfuz etmesi 17. Yüzyılda olur.

Batı edebiyatında Nicolas Boileau, Saint-Beuve, Hippolyte Taine gibi isimler eleştiri türünün gelişiminde katkıları olmuştur.

Türk edebiyatında eleştirinin gelişmesi Tanzimat döneminde gazeteler sayesinde olmuştur. Ahmet Hamdi Tanpınar: ” Tanzimat bizatihi tenkit fikrinden doğmuş bir hareketi” (Tanpınar, 2003: 289) der.

Bizim ilk eleştiri örneklerimiz Namık Kemal neslinin dönemin gazetelerinde kaleme aldıkları yazılardır. Namık Kemal’in 1866’da Tasvir-i Efkar’da yayınlanan “Lisan-ı Osmanînin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülâhâzâtı Şâmildir” yazısı, Ziya Paşa‘yı tenkit etiği “Tahrib-i Harabat” ve “Takip” yazıları bizdeki ilk örneklerdendir. Recaizade Mahmut Ekrem’in “Zemzeme Mukaddimesi“, “Takdir-i Elhan”ı, Muallim Naci’nin “Demdeme“si Tanzimat dönemindeki diğer örneklerdir.

Eleştirinin edebi bir tür olarak algılanması ve türün esas gelişmesi Servet-i Fünun dönemidir. Batı’dan özellikle 19. Yüzyıl Fransız olguculuğunun önde gelen düşünürlerinden Hippolyte Taine’den yapılan çeviriler Servet-i Fünun dergisinde yayımlanır. Tevik Fikret, Hüseyin Cahit, Mehmet Rauf özellikle de Fransızcası çok iyi olan ve eleştiri türünde adını duyuran Ahmet Şuayp önde gelen eleştirmenlerimizdir.

Cumhuriyet dönemindeyse;
  • Yahya Kemal,
  • İsmail Habip Sevük,
  • Ahmet Hamdi Tanpınar,
  • Cemil Meriç,
  • Fethi Naci,
  • Berna Moran,
  • Mehmet Kaplan,
  • Nurullah Ataç öne çıkan eleştirmenlerimizdir.
Eleştirinin Genel Özellikleri
  • Eleştiri sadece eserin olumsuz yönlerinin söylenmesi değildir. Bir eleştiri metni olumlu, olumsuz ya da olumlu ve olumsuz yönlerin bir arada verilmesi ile oluşabilir.
  • Eleştiri okurun metin hakkında daha sağlıklı bilgi almasını sağlamak amacını taşıdığında, olabildiğince tarafsız olmalıdır.
  • Eleştiri yapan kişiye “eleştirmen” denilir. Eleştirmenin eleştiri yapacağı kişi, olay ya da durum ile ilgili bilgi birikimine sahip olması gerekir.
  • Sağlıklı bir eleştiri yalnızca okuyucuya değil, hemde metin yazarına da tecrübeler kazandırır.
  • Eleştirinin tarihi Eski Yunan’a kadar uzanırken bizdeki ilk tenkit örnekleri Tanzimat döneminde Namık Kemal nesli ile başlar.
  • Eleştiri tarihsel, toplumbilimsel, yaşamöyküsel (biyografik), ruhbilimsel, izlenimsel, eklektik (çok yönlü) olmak üzere altı maddede değerlendirilebilir.
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)

Benzer konular