Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Çoçuklara Merhamet

  • Konbuyu başlatan Han
  • Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 2:27
%C3%87o%C3%A7uklarla-%C4%B0lgili-Hikaye.jpg.webp


BİR ÇOCUK Kİ

Allahın has kullarından Mâlik bin Dinar bir gün bir çocuğa rastladı. Çocuk toprakla oynuyor ve bir gülüyor, bir de ağlıyordu… Şuna selâm vereyim, dedi. Ne ki. nefsine büyüklük geldi, vazgeçti. Sonra da kendi nefsine:

— Ey kötü nefs, dedi, Allahın Resulü büyüklere de küçüklere de selâm verirdi… Sen kim oluyorsun ki, kendinde bir şey görüyorsun?…
Sonra çocuğa sokulup selâm verdi…
Çocuk ılık gözlerini yükseklere kaldırıp:

— Ve aleykesselâm ve rahmetullahi ve berekâtüh ey Mâlik bin Dinar!…
Diye mukabelede bulundu. Mâlik büsbütün hayret etmişti:
— Ey çocuk, dedi, bugüne kadar beni görmediğin halde nasıl tanıdın?
Çocuk gerçekten hikmet pınarından su içen bir çocuktu… Şöyle cevap verdi:

— Ruhum ruhuna melekut âleminde mülâki olduğunda, şimdi de Hayy u lâyemut olan Allah sizi bana tanıttı.,,

Mâlik Hazretleri bu çocuğun boş olmadığım anlamış-k* Sordu:
—Akıl ile nefis arasındaki fark nedir?

Çocuk tatlı bir tebessümle dedi ki:
— Ey Mâlik!… Seni bana selâm vermeden men’eden nefsindir… Selâm verdiren de akim…
— Peki, derdin ne de bu toprakla oynuyorsıın?
— Çünkü biz ondan yaratıldık, yine ona döneceğiz!…
— Görüyorum ki, onunla oynarken kâh ağlıyor, kâh gülüyorsun…
— Evet, öyle yapıyorum. Rabbimin azâbı gözümün önüne geliyor ağlıyorum, rahmetini hatırlayınca da gülüyorum…
— Ey tertemiz yaradılışlı yavrum!… Daha senin nö günahın var da ağlıyorsun? Sen mâsumsun…
— Böyle deme Yâ Mâlik!… Her vakit görüyorum ki, annem ateş yakarken büyük odunları küçükleriyle tutuşturuyor… Onun için ağlıyorum!…

Çocuğun bu cevabı Mâlik bin Dinar”ın yüreğine bir kurşun gibi işledi. Mâlik, oracıkta değirmen taşlan misâli dönmeye ve ağlamaya başladı…
Eyvah ki, bizler tamâmiyle dünyalara gark olmuşuz. Ne gözümüzde yaş, ne yüreğimizde titreyiş var… Vah bize!…
Bir gün âbidin biri ölüm döşeğine uzanmıştı. Islak gözlerini aralayıp dedi ki:

— Hüzünler yurdu olan dünyadan ayrılacağıma üzülmüyorum. Ancak uyuduğum bir gece, oruç tutmayarak geçirdiğim bir gün ve Allah”m zikrinden gafil olarak geride bıraktığım bir saat varsa ona üzülüyorum!…
Ne desem ki?
Ey sürmeli ceylânım!. Nurdan kaçar kör kişi, Rabbını bilmeyendir, âlemde nankör kişi!…
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)

Benzer konular