Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

AtatÜrk’ Ün Dİl İle İlgİlİ SÖzlerİ Ve Anilari

  • Konbuyu başlatan Eqe
  • Başlangıç tarihi
  • Okuma süresi: 4:12

Eqe


ATATÜRK’ ÜN DİL İLE İLGİLİ SÖZLERİ VE ANILARI Dil 1. Sadri Maksuda Arsal’ın 1930’da basılmış kitabı için yazdığı: “Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir.Dilin milli ve zengin olması,milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir.Yeter ki bu dil şuurla işlensin.Ülkesini,yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti,dilinide yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” Dil 2. “ Milliyet’in çok açık niteliklerinden biri dildir.Türk Milletindenim diyen insan,her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk düşüncesine bağlı olduğunu iddia ederse ,buna inanmak doğru olmaz. ” Dil (Anı)1. YENİ TÜRK ALFABESİNİN KABULÜ: Atatürk 1928 Yılı Haziran’ında , yeni Türk Alfabesi’nin tespiti ile bir komisyon kurulmasını istedi.çalışmaların sonucu olarak alfabeyi Ata’ya Fatih Rıfkı Atay getirdi. Atatürk bunları uzun uzun inceledi ve sordu: -Yeni yazıyı uygulamak için ne düşündünüz? Fatih Rıfkı: -Bir on beş yıllık uzun bir de beş yıllık kısa süreli iki öneri var, dedi. Öneri sahiplerine göre ilk zamanlar iki yazı bir arada öğretilecek. Gazeteler yarım sütundan başlayarak yavaş yavaş yeni kısmı artıracaklardı.Daireler ve yüksek okullar içinde bazı yöntemler düşünülmüştür. Atatürk Fatih Rıfkı’ya baktı. -Bu ya üç ayda olur ya da hiç olmaz, dedi. Hayli radikal devrimci iken Fatih Rıfkı dahi şaşırmış ve bakakalmıştı. Atatürk devam etti ve : -Çocuğum,dedi.”Gazetelerde yarım sütun eski yazı kaldığı zaman dahi herkes bu eski yazılı parçayı okuyacaktır.İşte bu yüzden olmaz” dedi. Dil (Anı) 2. Bunun tam olarak bir kaynağını bulamadım ancak Ulu Önder Atatürk’ ün Farsça, Arapça, Fransızca vs. dillerdeki kelimelerin Türkçe’ ye tam uyumunu sağlamak için birebir karşılık aramak amacıyla gece gündüz çalıştığı ve bu işi tam olarak yürütecek bir oluşum olan Türk Dil Kurumu’ nu bireysel çabalarıyla kurduğunu da bir anı olarak kabul etmemiz gerekir kanaatindeyim. Sanırım burada Türk Dil Kurumu tarihinden az da olsa bahsetmek uygun olur. Türk Dil Kurumu, Türk dil devrimine bağlı olarak Türk dilini geliştirmek ve yönlendirmek amacıyla, Atatürk’ün girişimi ve isteğiyle kurulan bir kuruluştur (12 Temmuz 1932). Kurumun ilk adı “ Türk Dili Tetkik Cemiyeti ” dir. Samih Rifat, Ruşen Eşref, Celal Şahin ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu ilk kurucularıydı. Kurulduğu ilk yıllarda büyük zorluklarla karşılaşan kurum Atatürk ve arkadaşlarının büyük çabalarıyla o zor dönemleri aşıp günümüze kadar gelmiştir. Türk Dil Kurumu, Türkiye çapında dil derlemesi, dilbilgisi, terim, sözlük vb. eserlerin ortaya çıkarılması konularında ve çalışmaların merkezi bir çatıda toplanması, çeşitli yayınlar, tanıtmalar yapılması gibi sosyal içerikli çalışmalarda bulunmuştur. 11 Ağustos 1983 tarih ve 2876 sayılı yasa ile hukuksal yapısı yeniden belirlenerek Atatürk, Kültür, Dil, Tarih Yüksek Kurulu’na bağlandı. ATATÜRK’ ÜN EĞİTİM İLE İLGİLİ SÖZLERİ VE ANILARI Eğitim 1. “Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa. " Eğitim 2. “Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.” Eğitim 3. ” Muallimler ! Yeni nesil, Cumhuriyetin fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri, sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti, sizin maharetiniz ve fedakârlığınız derecesiyle mütenasip bulunacaktır.” Eğitim 4. "Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden ve eğitimciden mahrum bir millet henüz millet namını almak istidadını keşfetmemiştir.Ona basit bir kitle denir, millet denmez. Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğitimcilere, öğretmenlere muhtaçtır.” (14 Ekim 1925, İzmir) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, Ankara, 1997, s. 243) Eğitim 5. “ Dünyanın her tarafından öğretmenler insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)