Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Araştırma kanıtlıyor: Evcil hayvanlarla konuşan insanlar, konuşamayanlardan daha akıllı

EUPHRAT

https://forum.mevsim.org/
yonetici
Katılım
4 Ocak 2017
Mesajlar
1,157
Tepkime puanı
2,948
Puanları
113
Konum
izmir
Web sitesi
forum.mevsim.org
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

1553686501_ff86f577a575aac2158c6cf84006ed520c441380.png


Hani benim akıllı oğlum!?!

Bir evcil hayvanınız varsa, onunla sık sık konuşuyor olabilirsiniz. Acıkıp acıkmadığını, su isteyip istemediğini ve hatta yürüyüşe çıkmak isteyip istemediğini soruyor olabilirsiniz. Belki yatarken iyi geceler diliyor, kalktığınızda günaydın diyorsunuzdur. Hatta gün içinde olanları paylaşıyor bile olabilirsiniz. Sanki bir tür cevap bekliyorsunuz gibi gelir, aslında onlarla karşınızda bir insan varmış gibi konuşuyorsunuz.


Bazı insanlar için bu davranış çocukça ya da aptalcadır. Ama araştırmalar, evcil hayvanlarla konuşmanın sizi "bir sürü kedisi olan deli teyze" konumuna sokmadığını kanıtlıyor. Hatta tam aksine, bu bir zeka göstergesi! Bu yazıda size konunun detaylarını anlatacağız!

İnsanbiçimcilik
1551873814_f53d7983eb095058bd3aeb153f02d51b866ab2d1.jpeg


Chicago Üniversitesi'nden davranış bilimci Nicholas Epley, yakın zamanda evcil hayvanlarıyla konuşan insanları araştırdı. Anlaşıldı ki, bu davranışı anlatan bir terim bile mevcut: antropomorfizm (insanbiçimcilik). İnsanbiçimcilik, "hayvanları, tanrıları ve nesneleri görünüş, karakter veya davranış bakımından insan gibi göstermek veya bunlara insan gibi davranmak" anlamına geliyor.

İnsanbiçimcilik tarih boyunca aptallığın veya çocuksuluğun bir işareti olarak kabul edilmiş. Bununla birlikte, Dr. Epley, aslında bu davranış biçiminin, gezegenimizdeki insan ırkını özgün biçimde akıllı kılan eğilimin doğal bir sonucu olduğunu savunuyor.

Ruhumuza açılan pencereler
1551877261_2dbe8e79189ca1c6974a56299d87a0dbec25ec5f.png


Peki, hayvanlarla bu denli yoğun bir bağ kurmayı nasıl başarıyoruz? Acaba onları insan biçimine mi sokuyoruz? Dr. Epley'e göre bu sorunun cevabı hayvanların gözlerinde yatıyor. Bizim bakış açımıza göre gözler ruhun birer yansıması, ruhlara açılan bir pencere. Bu nedenle bir hayvanın gözlerine baktığımız zaman onlarla otomatik olarak konuşmak istiyoruz.

Haydi kabul edin, yukarıdaki fotoğrafa bakınca haksız olma ihtimalimiz var mı? Şirinlik zirvede!

İnsanbiçimcilik ve nesneler
Source: Pexels


Arabam 'Nalan' ...

Dr. Epley'e göre bunu sadece hayvanlarımızla değil çeşitli nesnelerle de yapıyoruz. Mesela, arabamıza, oyuncaklarımıza ya da kullandığımız diğer nesnelere isim verme eğilimimiz var. Bu şekilde söz konusu nesneyle aramızda bir tür "ilişki" kuruyoruz.

Aslında bu durum isim vermenin ötesine geçiyor. Bu nedenle kedimizin "huysuz" davrandığını, borsa piyasasının "öfkeli" olduğunu söylüyor veya arabamız bozulduğunda "neden çalışmadığını" ona sorup onu "aksi ihtiyar" diye azarlıyoruz. Tüm bunlar yüksek duygusal zeka işareti olarak aktif, zeki ve sosyal bilişsel varlıklar olmamızın doğal bir sonucu!

1551878405_e18993599942bc1e72891e84d09ed27f07514cb1.png


Beynimizin henüz çözülmemiş karmaşık gizemler barındırdığı konusunda hepimiz hemfikiriz. Mevcut araştırmalar, beynimizle neler yapabileceğimiz konusunda yalnızca buz dağının görünen kısmına değiniyor.

En azından kedimizle konuşmanın veya arabamıza isim vermenin büyümemiz gerektiği anlamına gelmediğini artık biliyoruz. Aksine bu, zeki varlıklar olduğumuzu ve beynimizi yaratıcı bir biçimde kullandığımızı ispatlıyor. Öyleyse, aynen devam!
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)