Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Alex RAYMOND

Fineas

Epik
uye
Katılım
14 Mar 2018
Mesajlar
4,287
Tepkime puanı
5,415
Puanları
113
Konum
İzmir
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Alex RAYMOND
(Alexander Gillespie Raymond) (1909-1956)



1930'ların başında Amerika'da Mickey Mouse/Miki Fare, Popeye/Temel Reis, Bringing up Father/Güngörmüşler, Blondie/Fatoş, Tarzan, Buck Rogers, Dick Tracy ortalığı kasıp kavururken çizgiromanı bir anlamda 'sanayi' haline getiren 'syndicate'ler amansız bir yarışa girişmiştir. Amerika'daki en ünlü yazar çizerleri ve genç yetenekleri bünyesinde toplayabilmek için çeşitli yollar denemektedirler. En büyük rekabet News Syndicate ve King Features Syndicate arasında yaşanmıştır. Zaman zaman bu ikiliye Publishers Syndicate de katılmış ve ilk sendika olan King Features'in kuruluş yılı olan 1914'den beri piyasa hiç bu denli kızışmamıştır.

img017-1.jpg

News Syndicate tarafìndan yayımlanan bantlar Buck Rogers, Tarzan, Dick Tracy ve Eylül 1933'den itibaren Publishers Syndicate'in Dick Tracy taklidi Dan Dunn: Gizli Ajan 48, endüstrinin diğer büyük ismi "King features Syndicate"i gölgede bırakıvermiştir. King Features'la çalışan gazetelerin de sıkıştırmasıyla yoğun araştırmalara giren firma bır anlamda Tarzan, Buck Rogers ve Dick Tracy'ye rakip olabilecek karakterler oluşturma çabalarına girmiştir. Fakat 1933 yılının sonlarına gelindiği halde yayınevinin okuyucularına sunabileceği birşeyler hâlâ ortalıkta yoktur. Alelacele ressam Will Gould'a (Dick Tracy'nin yaratıcısı Chester Gould ile bir akrabalığı yoktur) Red Barry'yi ve üniformalı polislerin kahraman olduğu ilk bant olan Radio Patrol/Radyolu Polisler'i hazırlaması için de Eddie Sullivan ve Charlie Schmidt ile anlaşan King Features beklenen atılımına bir anda başlamıştır. Fakat yine de gerek Buck Rogers'a gerek Dick Tracy ve Tarzan'a rakip olabilecek ezici karakterler henüz bulunamamıştır.

İşin en önemli noktası doğru ismi bulmaktır. Ressam olarak ve kapasite olarak rekabeti King Features lehine çevirebilecek birini bulmak da kolay değildir. Sonunda en mükemmel çizeri bulabilmek için profesyonel çizerler arasında bir yarışma gerçekleştirilmiştir. Kazanan kişi, zaten yarışmadan önce de King ile, hem de yoğun bir tempoda çalışmakta olan Alex Raymond olmuştur. Henüz yirmi beş yaşında olmasına karşın yetenekli ressam Alex Raymond, bir yandan Chic Young ile (Fatofun ressamı) ve Lyman Young (İki İzci'nin yaratıcısı) ile birlikte çalışmış ve onlara asistanlık yapmıştır. Asistanlıktaki başarılı çalışmaları eski bir King Features/Hearst geleneğini olan 'en iyisi, en kalitelisi' prensibini rahatlıkla koruyabileceğini göstermiştir.

2 Ekim 1909'da New York New Rochelle'de doğan ve ilk olarak Tillie the Toiler çizgiromanını hazırlayan Russ Westover'in asistanlığı ile profesyonelliğe adım atan bu genç, Chic Young ve 1931-1933 arası asistanlığını yaptığı Lyman Young'la olan birlikteliğine de böylece nokta koymuştur. Derhal yapılan anlaşma ile artık 'Ghost cartoonist/Hayalet çizer' sıfatı yerine, kariyerine 'artist' sıfatıyla, yani ressam-çizer olarak devam etmiştir. 1934 yılının 7 Ocak günü yayınlanan New York World gazetesinin Pazar ilavesinde Alex Raymond imzalı iki çizgiroman bantında başlayan maceralar bir anda ortalığı kasıp kavurmuştur. Flash Gordon ve Jungle Jim, Alex Raymond'u bir anda ön plana çıkarmıştır. Hele iki hafta sonraki ilavede bu ikiliye bir de X-9 Secret Agent eklenince King Features yöneticileri ne kadar doğru bir seçim yaptıklarını kendi gözleriyle görmüştür. Ayrıca gelen tüm eleştiriler de çok olumludur. Bugün bile dünyada pek çok ülkenin dergi ve gazetelerinde yayınlanmaya devam eden Alex Raymond klasiklerinin 1930'larda yarattığı etki öylesine müthiş olmuştur ki, birbiri peşi sıra seriyal filmlere de konu olmuştur. Giderek artan satışlar ve gelirler gerek King Features Syndicate'i, gerekse Alex Raymond'u cesaredendirmiştir. King Features yayın ağını giderek genişletirken, anlaşmalı çizim ekiplerinin sayısı da o oranda artmış, yeni yaratılan pek çok kahramanı lanse edilmiştir. Öte yandan çizer Alex Raymond ise stüdyosunu yenilemiş ve kendine kaliteli asistanlar bulmuştur. Çalışma temposu artarken stili de artık iyice oturmuş ve ekol olmuştur.

Şöhretle beraber gelen zenginlik genç çizere, gençliğinden beri hayallerini süsleyen hızlı otomobilleri alabilmesine de imkan sağlamıştır. Yetenekli asistanları sayesinde devam eden seriler artık vazgeçilmez olmuştur. Ne var ki, birdenbire patlak veren İkinci Dünya Savaşı onu da psikolojik olarak etkilemiştir. İlk önce kahramanlarını, ülkesini olmasa da dünyayı tehdit, eden bu felakete engel olmaya göndermiştir. Mongo gezegeninin keşfedilmedik ve fethedilmedik yerini bırakmayan Gordon ve bilimadamı Zarkov dünyadan gelen bir mesajla herşeyi bırakıp geri döndüler. Ve İkinci Dünya Savaşında ABD adına düşmanlara karşı savaşmaya başlamışlardır. Yaşadığı psikolojik baskı ve macera tutkusuyla, yarattığı kahramanlardan sonra ünlü çizerin bizzat kendisi de savaşa gitmiş ve 1944'de Deniz Kuvvetleri'ne katılmıştır. Savaşın sona ermesinin ardından sonra asistanlarının devam ettiği serileri onların ellerinden almak istemeyen Raymond, konseptini kendisinin belirlediği özel bir kahraman üzerinde çalışmaya başlamış ve kısa sürede çizdiği sayfalarla ona hayat vermiştir: Rip Kirby/Dedektif Nik. Nik de, tıpkı yaratıcısı Raymond gibi Dünya Savaşı' na katılmış ve savaştan sonra profesyonel dedektiflik yaparak maceradan maceraya koşmaktadır. 1946 yılının Mart ayında ilk Rip Kirby bantının yayınlanışı 'büyük ustanın büyük dönüşü' diye duyurulmuştur. Raymond, artık 37 yaşındadır ve pek çok yayın başarısı yaşamıştır ve bunlar Amerika'daki geleneksel çizgiromancılığın simgesi olan gazete bantları ile ilgilidir. Yaratılan kahramanların dergi formatında da yayına başlaması ise 1940'larda gerçekleşmeye başlamıştır. 1950'lere girilirken Raymond bütün dünyada yayınlanan eserlerinden payına düşeni alırken, artık sadece Rip Kirby'yi hazırlamayı sürdürmektedir. Yoğun çalışma temposu olan günler geçmişte kalmış, zamanın büyük bölümünü çizer dostlarıyla ve zamanının otomobilleriyle geçirmektedir. Dostlarıyla bir araya gelip eski günleri anıyor ve senaryolar hazırlıyordur. 1952 yılında Rip Kirby'nin senaryolarından da sıyrılmaya karar vermiş ve bunun için de Fred Dickenson'la çalışmaya başlamıştır. Altın Çağ diye nitelendirilen çizgiroman tarihinin zirvedeki ismi, 6 Eylül 1956 tarihinde yanında yakın arkadaşı çizer Stan Drake olduğu halde yeni satın aldığı arabasını denemek için otobana çıkmıştır. Yağışlı havanın ve bilmediği yolların hazırladığı dezavantajlar onu bir anda kaderine sürüklemiştir. Alex Raymond kaza anında ölürken, dostu Stan Drake ise yaralı olarak kurtulacaktır. Büyük usta yaşamının son karesinde çizgilerindeki hareketlilikle eşdeğer bir final sahnesiyle hayranlarının kalbine gömülüvermiştir. Kırk yedi yaşmda 'macera bitti' diyen Alexander Gillespie Raymond ardında binlerce bant ve dört tane kahraman bırakmıştır.

Avrupadaki gazetelerden gelen ve Borneo ormanlarından, Mongo gezegenine dek uzanan Alex Raymond imzalı maceraları kendi yayın organlarında yayınlayabilme talepleriyle karşılaşmaya başlamıştır. İşte bu yoğun talep alanından ilk yararlanan ülkelerden birisi de Türkiye olmuştu. Çocuk Sesi mecmuasının 7 Ocak 1934 tarihinde ABD'de start alan Flash Gordon'u, 13 Mayıs 1935 tarihli 281. sayısında Türk okurlarıyla buluşturmuştur. M.Faruk Gürtunca'nın sahibi ve yayın müdürü olduğu dergi, Türk çocuklarına daha kolay hitap etmesi ve anlaşılabilmesi için kahramanın adını Flash Gordon'dan Bay Tekin'e çevirmiştir. 22 İkinci Teşrin 1934 Perşembe günü ise, bu kez Afacan'da yayınlanan Jungle Jim ise 'Gökyüzü Kahramanı Baytekin'in Kardeşi' Avcı Bay Tekin olarak lanse edilmiştir. Orjinal ismini koruyabilen sadece X-9 Secret Agent olmuştur. Gizli Ajan X-9 adı ile ilk olarak Haber Gazetesinde 5 Şubat 1935 salı günü Türk okurlarına merhaba demiştir. Alex Raymond'un yarattığı son kahraman olan Rip Kirby ise (bizde adı önceleri Nat Pinkerton, sonraları Dedektif Nik olarak basılmıştır) yayına başladığı 1946 yılından sadece iki yıl sonra 1948'de Tahsin Demiray'ın 1001 Roman dergisinde çıkmıştır.
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)