Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Aksaray

Katılım
2 Haz 2019
Mesajlar
3,417
Tepkime puanı
6,736
Puanları
113
Yaş
45
Konum
istanbul
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:



İçindekier

Aksaray, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi’nde ve Kapadokya'da yer alan, merkezi Aksaray kenti olan idari birimdir. 15.06.1989 gün ve 3578 sayılı kanun ile Niğde den ayrılarak il statüsü kazanmıştır. Niğde'nin kuzeybatısında, Konya'nın doğusunda, Ankara'nın güneydoğusunda yer almaktadır.

Aksaray ili nüfusu 416.367'dir. Bu nüfusun %80,6'sı şehirlerde yaşamaktadır (2019 sonu).
İlin yüzölçümü 7.659 km²'dir. İlde km²'ye 54 kişi düşmektedir. (Bu sayı merkez ilçede 85’dir.)

4 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre merkez ilçeyle beraber 8 İlçe, 22 belediye, bu belediyelerde 157 mahalle ve ayrıca 175 köy vardır.

Aksaray Adı​

Hitit tabletlerinde Kurşura, İlk Çağ'da Garsaura olarak anılan şehir, Kapadokya Kralı Archeleos zamanında yeniden inşa edilerek Archeleos'un şehri anlamında Archelais adı verilmiştir (Caesar- Kayseri, Herakleia-Ereğli gibi). Türkler Anadolu'ya geldikten sonra ismi Türk diline çekimleyerek Aksaray olarak anmaya başlamış, bazı Osmanlı arşivlerinde Aksara olarak da geçtiği olmuştur. Yaklaşık bin yıldır tarihi adını muhafaza edegelmiştir. Halk arasında ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde II. Kılıçarslan'ın yaptırdığı beyaz saraydan ismini aldığı gibi bir yakıştırma da dolaşmaktadır, resmi ve tarihi dayanağı yoktur

Aksaray Tarihi​

İlkçağ'da Arkhelais adını taşıyan kenti, son Kapadokya kralı Arkhelaos'un Garsuara adlı yerleşmeyi geliştirerek kurduğu sanılmaktadır. Roma İmparatoru Cladius I kente koloni ayrıcalığı tanıdı. Ayrıcalık, Anadolu'daki birçok önemli yolun kavşak noktasında bulunan kentin daha da gelişmesine yol açtı. Bizans ile Müslüman Araplar arasında birçok kez el değiştiren şehir Malazgirt Meydan Muharebesi'nin (1071) ardından Türkler'in egemenliğine girdi. Şehirde günümüze kadar gelemeyen Danişmendliler eserleri vardı. Şehirde Danişmend parası basılmıştır. Günümüze ulaşan Danişmendli eseri, kümbet şeklindeki, Hıcıp yakınındaki Bekar Sultan Türbesi'dir. Şehir Arap akınlarıyla virane hale gelmişti. Kılıç Arslan II (1155-1192), yıkık durumdaki Aksaray'ı bir İslam kenti olarak yeniden kurdu, kentin çevresini surla çevirdi, camii, medrese, çarşı, hamam vb. yaptırdı. Azerbaycan'dan getirdiği din bilgini, zanaatkar ve tüccarları kente yerleştirdi.

Ticaret yolları üzerinde bulunan Aksaray, Anadolu Selçuklu Devleti'nin önemli merkezlerinden biri olarak gelişti. Selçuklu'lardan sonra Karamanoğulları'nın eline geçti. Bir süre Eretna Beyliği'nin egemenliğinde kalan (1341-1365) ve 1 yıllığına Kadı Burhanettin Devletinin eline geçen kent, Karamanoğulları yeniden egemen oldu. 1396'da Yıldırım Bayezid tarafından ele geçirildiyse de Timur istilasından sonra yeniden Karamanoğulları'nın eline geçti. 1467'de Fatih Sultan Mehmet döneminde Aksaray kesin olarak Osmanlı topraklarına katıldı.
Fatih Sultan Mehmet döneminde ele geçirildiğinde defterlere vilayet olarak kaydedilen Aksaray, İstanbul'a yaptırılan zorunlu ev göçleri ve Osmanlı Devlet politikası nedeniyle gerilemiş, ilk olarak liva, daha sonraları ise kaza haline getirilmiştir.

1920 yılında vilayet yapılan Aksaray 13 yıl vilayetlik yapmış, 1933'te çıkarılan hususi kanunla nüfus ve gelişmişlik bakımından kendinden küçük Niğde'ye, kendi ilçesi olan Şereflikoçhisar da Ankara'ya bağlanmıştır.
1989 yılının 15 Haziran gününe kadar 56 yıl ilçe olarak kalmış olan Aksaray, bu tarihte eski hakkı iade edilmek suretiyle tekrar vilayet olmuştur.

Coğrafya​

Aksaray; Edirne, İstanbul, Ankara, Adana, İskenderun karayolu ile Samsun, Kayseri, Konya, Antalya karayolu üzerindedir. 33-35 derece doğu meridyenleri ile 38-39 derece kuzey paralelleri arasında yer alır. Doğuda Nevşehir, Güneydoğuda Niğde, Batısında Konya ve Kuzeyde Ankara ile Kuzeydoğuda Kırşehir ile çevrilidir. Yüzölçümü 7626 km²’dir. Aksaray’ın Merkez, Ağaçören, Eskil, Gülağaç, Güzelyurt, Ortaköy, Sultanhanı, Sarıyahşi olmak üzere 8 ilçesi, 192 köy ve kasabası bulunmaktadır.

Aksaray yüzey şekilleri itibariyle düzlüktür. Denizden 980 metre yükseklikte yer alır. İlin güneydoğusunda Hasandağı (3268 m); kuzeyi, orta bölümünden ayıran noktada uzanan ve Hasandağı ile birleşen Ekecik Dağı (2137 m) bu yaylada yer alan yüksekliklerdir. Aksaray’ın orta kesimleri, kuzeyi, güneyi tamamen ovalıklarla kaplıdır. Güneyde Obruk Platosu’nun uzantısı ve Aksaray Ovası bulunur. Aksaray, etrafı kuzeyde Kuzey Anadolu (Karadeniz), güneyde Güney Anadolu (Toros) Dağları; doğusu yüksek Doğu Anadolu Platosu, batısında İç Batı Anadolu yüksek platosuyla çevrili olan Orta Anadolu Bölgesi’nin Tuz gölü havzasında yer alır. Deniz etkisinden tamamen mahrumdur. En önemli akarsuyu Uluırmaktır. Yüzölçümü 7626 km² olan ilin, 5713 km²’si tarım arazisi, çayırlık, otlaklar ve meradır. Aksaray’ın en önemli gölü Konya ve Ankara ile müşterek sınırlara sahip oldukları Tuz Gölü’dür. Tuz Gölü ülkemizin en büyük ikinci gölüdür. Yüzölçümü 1500 kilometrekaredir.

İklim​

Aksaray İli orta iklim kuşağında olup, soğuk, kara iklim tipine sahiptir. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuktur. Yağışlar genellikle ilkbahar ve kış aylarında görülmektedir. Yaz-kış ve gece-gündüz sıcaklık farkları çok fazladır.

Ekonomi​

Aksaray İli’ne 7 ilçe, 41 belde ve 151 köy bağlıdır. Aksaray’ın sosyo-ekonomik yapısı tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Faal nüfusun % 70’i tarım ve hayvancılıktan geçimini sağlamaktadır. Tarımda çalışan nüfusun yüzdesini aşağıya çekmek için, sanayi ve hizmet sektörünü geliştirmek, tarımda üretimi ve verimliliği artırmak için ürün deseninde değişiklik yapmak, toprak işlemedeki yanlışlıkları gidermek, kaliteli ve uygun girdi kullanımına ağırlık vermek, makineleşmeyi teşvik ederek kullanımını yaygınlaştırmak suretiyle birim alandan daha çok ürün alınması ve çiftçilerin eğitilmesine çalışılmaktadır.

Ulaşım​

Aksaray il merkezi, çevre illere ve ülkenin diğer bölgelerine dört devlet yolu ile bağlanmaktadır. Kuzeyde E-90 yolu ile Ankara’ya doğuda Nevşehir’e, batıda Konya’ya ve güneyde E-90 karayolu ile Niğde ve Adana yolu ile bağlantılar kurulmaktadır.

İl merkezinde mevcut durum araç trafiğini kaldırmayacak boyutlara ulaşılmıştır. İl merkezinde özellikle mesai giriş çıkışlarında trafik yoğunluk kazanmakta olup, ayrıca otolar için park sıkıntısı yaşanmaktadır. İlimizde trafik akışını ve yayaların can güvenliği düşünülerek Bankalar Caddesi ve bazı caddeler tek yönlü trafiğe izin vermiş olup yolun bir tarafı araç parkı olarak yeniden düzenlenmiştir.
Aksaray'daki taşımacılık minibüs ve halk otobüsleriyle yapılmaktadır. Yakıt türü olarak mazot kullanılmaktadır.

Kent içi yollar trafik ihtiyacını karşılamamaktadır. Şehirde araç sayısı fazla olduğundan sıkıntı yaratmakta, bunun yanı sıra hava kirliliği, trafik sıkışıklığı ve gürültü oluşmakta bu da insan sağlığını olumsuz etkilemektedir.

Eğitim​

Aksaray genelinde, ikili öğretim yapan okulları normal öğretime dönüştürmek, sınıf mevcutlarını 30 öğrencinin altına indirmek, bilgisayar teknoloji sınıfları oluşturmak, öğrencilerin sosyal ve kültürel faaliyetleri daha iyi bir şekilde yapmaları, boş zamanlarını değerlendirmeleri için okulların fiziki mekanlarının genişletilmesini sağlamak, öğretmen, idari personel, araç-gereç ihtiyacını gidermek, taşımalı ilköğretim uygulamasına çağdaş eğitim anlayışı kazandırmak, okullarımızı cadde ve sokak aralarına sıkışmışlıktan kurtarmak için eğitim merkezleri kurmak amacıyla çalışmalar yapılmaktadır.

Aksaray İli genelinde 9 resmi anaokulu, 1 özel anaokulu, 1 kız meslek lisesi bünyesinde, 3 lise bünyesinde ve 183 ilköğretim okulu bünyesinde olmak üzere toplam 262 anasınıfı şubesi bulunmaktadır. 2007-2008 öğretim yılında okulöncesi kurumlarında 4172 öğrenci, 125 okul öncesi öğretmeni ve 137 kadrosuz usta öğretici ile eğitim-öğretimini sürdürmektedir. Okullar bünyesinde anasınıfı sayısının artırılması için çalışmalar devam etmektedir.

Kültür Ve Turizm​


Geniş tarihi içerisinde Aksaray çeşitli medeniyetlere beşiklik yapmıştır. Güzelyurt ve Ihlara Hristiyanlarca önemli dini merkezler durumundadır. Bu kavimlerin hakimiyeti Friglerin Anadolu’yu istilaları ile son bulmuştur.

MÖ. 1200-700 yıllarında Hititler devrinde Aksaray çok büyük önem kazandı. Son yıllarda şehir merkezinde ve çevresinde yapılan kazılar M.Ö. 1100-1000 yılları ile 9 yy. ait Hitit hiyeroglifi ile yazılmış kitabelerin bulunması bu durumu ispatlamaktadır.
MÖ. 6 yy. da Perslerin Frig devletini ortadan kaldırması ile tüm Anadolu Pers egemenliğine girmiştir. Perslerin Yunanistana ilerlemeleri Grekopers kültürü adı verilen yeni bir uygarlık geliştirmiştir. Bu durum M.Ö. 3 yy. da Büyük İskender’in Persleri ortadan kaldırmasına dek devam eder.

Büyük İskenderle başlayan ve MÖ. 300 yıllarında sona eren döneme Helenistik dönem adı verilmektedir. Büyük İskender’in ölümünden sonra bölge kumandanlar arasında paylaşılmıştır. Aksaray’da Kapadokya Beyleğine bağlanmıştır. Bu dönemde Aksaray’ın ismi Arkhelais olmuştur. Roma İmparatorluğunun M. S. 395 de ikiye ayrılması ile Doğu Roma İmparatorluğu içinde kalan bölge, Doğu Romanın Bizans ismini almasından sonra (1071-1174) Bizans egemenliğinde kalmıştır.

M.S. 1 yy. da Havari St. Paul ve müritleri tarafından Anadolu da yayılmaya başlayan Hristiyanlık, çok tanrılı Roma taraftarlarının büyük tepkisine neden olduğundan, ilk Hristiyanlar korunma açısından daha elverişli yerlere yerleşmeye başlamışlardır. Gerek Manastır Vadisi ve gerekse Ihlara Vadisi içerisinde bulunan kaya oyma yüzlerce manastır ve kilise, her yıl yüz binlerce yabancının ziyaret ettiği çok önemli turizm merkezlerindendir.
Jeolojik yapısı itibarı ile de bu yöre, bozulmamış tabii güzelliklere sahip, bir çok oyma yerleşim yeri ve yer altı şehrinin bulunduğu, kaplıcaların yer aldığı hem dini, hem doğal güzellikler ve hem de termal turizm açısından değer ifade etmektedir.

Hasandağı avcılık, dağcılık ve kış sporları bakımından önem arz eder. Ayrıca yayla olarak yöre halkının rağbet ettiği bir yerdir. 1990 yılı içerisinde kış sporları Turizm merkezi olarak ilan edilmiştir.

Selçuklu ve Karamanoğulları eserlerinin pek çok olduğu Aksaray, Han ve kervansarayları, Zinciriye Medresesi, Ulu Camii, Eğri Minaresi yanında Somuncubaba (Şeyh- Hamidüdini Aksarayi), Yunus Emre ve Tabduk Ermesi ile İslam aleminin ilgisini de üzerine çekmektedir. Zinciriye Medresesi (Halen müze olarak kullanılmaktadır) ki müderris yetiştiren zamanın en büyük okullarından birisidir.
Aksaray, tarihi, kültürel ve turizm açısından ele alındığında, Hristiyanlık öncesi, Hristiyanlık dönemi ve İslami döneme ait bir çok esere sahip, kolektif açık hava müzesi durumundadır. Doğu-Batı, Güney-Kuzey ana yollarının bağlantı noktasında bulunması, Dünya’nın ve Türkiye’nin her yerine kolayca ulaşılmasından dolayı önemli bur turizm merkezi olma konumunu muhafaza etmektedir.

Arkeoloji Ve Mimarlık​


İl sınırları içinde bulunan Aşıklıhöyük yenitaş dönemi kültürüne ışık tutarken, Acemhöyük ilk tunç çağda Asur ticaret kolonileri dönemini aydınlatır. İle 46 km. uzaklıktaki Ihlara Vadisi'nde hıristiyanlık dönemi dinsel mimarlık ve resim sanatını yansıtan önemli örnekler bulunur. Selime Kasabası yakınındaki küçük kilise ve katedral, Helvadere'deki yunan haçı planlı Kemerli kilise de bu dönemdendir. Anadolu Selçukluları zamanında önemli bir üs olan ilde, II. Kılıç Arslan zamanında yaptırılan Aksaray Kalesi'nden (1170) yalnızca sur kalıntıları görülebilir. Eğri (Kızıl) Minare (13. yüzyıl) kırmızı tuğladan, silindir gövdeli bir yapıdır. Gövde ince bir silmeyle iki bölüme ayrılmış, altı zikzak, üstü yeşil mavi çinilerle bezenmiştir. Karamanoğulları döneminden Ulu Camii (1431), dörtgen planlı mihrap duvarına dikey 5 sahınlı bir yapıdır. Mihrap önü kubbe, sahınlar tonoz örtülüdür. Yazılı kaynaklardan bilinen medreselerin bugüne ulaşan tek örneği Zinciriye Medresesi'dir (1336). Karamanoğulları döneminden olan yapı, tek katlı, dört eyvanlı planı, revaklı avlusu, çin mozaik bezemeli ana eyvanıyla, açık avlulu medreselere örnektir. Ana eyvanın yanlarında kubbeli odalar vardır. Kervan yolları üstündeki ilde, sultan hanlarının önemli örnekleri bulunur. Aksaray-Kayseri yolundaki Alayhan, Selçuklu sultan hanlarının ilk örneklerindendir (1192). Konya-Aksaray yolundaki Sultanhan (1229), bu yapı türünün klasikleşmiş bir örneği olarak nitelenir. Aksaray-Nevşehir yolundaki Ağzıkarahan (1231,1237) da anıtsal taçkapısı ve kuleleriyle kale görünümündedir.

Tarihi Ve Turistik Zenginlikler​

Müzeler ve ören yerleri
  • Aksaray Müzesi
  • Aşıklı Höyük
  • Acemhöyük
  • Antik Nora Şehri
  • Manastır Vadisi
  • Ihlara Vadisi
  • Musular
  • Ziga Kaplıcaları (Güzelyurt)
Camiler, türbeler, kiliseler
  • Ulu Cami (Karamanoğlu Cami-Merkez)
  • Eğri Minare (Kızıl Minare-Merkez)
  • Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba)
  • Kaya Cami (Güzelyurt)
  • Selime Sultan Türbesi (Selime Köyü)
  • Kilise Camii (Aziz Gregorius Kilisesi) (Güzelyurt)
  • Aziz Anargiros Kilisesi (Güzelyurt)
  • Sivişli Kilise (Güzelyurt)
  • Selime Katedrali (Selime)
  • Kale Manastırı Kilisesi (Selime)
  • Yüksek Kilise (Merkez)
  • Kızıl Kilise (Sivrihisar)
  • Pürenli Seki Kilisesi (Ihlara)
  • Kokar Kilise (Ihlara)
  • Eğritas Kilisesi (Ihlara)
  • Sümbüllü Kilise (Ihlara)
  • Yılanlı Kilise (Ihlara)
  • Saint Georges Kilisesi (Kırkdamaltı Kilisesi-Belisırma)
  • Bahattin Samanlığı Kilisesi (Belisırma)
  • Direkli Kilise (Belisırma)
  • Ala Kilise (Belisırma)
  • Karagedik Kilisesi (Belisırma)
  • Ziga Kaplıcaları (Güzelyurt)
Hanlar
  • Ağzıkarahan (Aksaray-Nevşehir yolu 15.km)
  • Alayhan (Aksaray-Nevşehir yolu 35.km)
  • Öresinhan
  • Sultanhanı(Türkiye'nin en büyük kervansarayıaksaray-konya yolu 42.km)
  • Yerköyhanı
  • Akhan [Aksaray-konya 18.km]
Kuş gözlem alanları
  • Eşmekaya Sazlığı Kuş Alanı
  • Sultanhanı Sazlığı Kuş Alanı
Yerel Etkinlikler
  • Yunus Emre Ağaçlandırma Haftası
  • Sultanhanı Halı, Turizm ve Kültür Festivali
  • Aksaray Ihlara Turizm ve Kültür Festivali
  • Uluslararası Türk-Yunan Dostluk, Kardeşlik Kültür Festivali
  • Alaaddin Keykubat’ı Anma Günü
  • Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri
Allı Turnalar

Dünyada flamingoların kuluçkaya yattığı en önemli sulak alanlardan Tuz Gölü’nde, her yıl on binlerce yavru kuluçkadan çıkarken gölde flamingo şöleni yaşanır.

Tuz Gölü'nün güneyinde Aksaray'ın Eskil ilçesinde kuluçkadan çıkan binlerce flamingo yavrusu, el değmemiş doğasıyla dikkati çeken bölgeyi adeta "flamingo cenneti" ne dönüştürür.
Anadolu’da halk dilinde "allı turna" olarak bilinen flamingoların Akdeniz havzası içinde en fazla yavru dünyaya getirdiği bölge Tuz Gölü’dür.

Ihlara Vadisi​


Aksaray İli Güzelyurt İlçesi sınırları içerisinde bulunan Ihlara Vadisi, dünya üzerindeki kanyonlar arasında önemli bir yere sahiptir. 18 km. uzunluğunda, ortalama 150 metre derinliğinde, 200 metre genişliğinde, bünyesinde binlerce yaşam alanı bulunan Ihlara Vadisi diğer kanyonlardan farklı olarak geçmiş dönemlerde içerisinde insanların yaşadığı dünyanın en büyük kanyonu olma özelliğini taşımaktadır. Ihlara Vadisini şekillendiren ve vadiye hayat veren Melendiz Nehri buradaki yaşamın ana kaynağıdır. Vadiyi çevreleyen kayaçların kolay yontulmasıyla oluşturulmuş yüzlerce kilise ve kaya oyma mekan Ihlara Vadisini dünyanın en önemli kültür ve medeniyet merkezlerinden biri haline getirmiştir.
Ihlara Vadisi, tektonik yükselmeler ve Hasandağı volkanının püskürmesinin ardından çöküntüye uğrayan alan üzerinde ilerleyen Melendiz Çayı’nın binlerce yılık aşındırması sonucunda oluşmuştur. Melendiz Çayı, Ihlara Vadisi boyunca araziyi derin ve sarp bir biçimde yarmak suretiyle, vadi boyunca görkemli ve çarpıcı güzellikler meydana getirir. Melendiz Dağları’ndan kaynaklarını alan küçük akarsular birleşerek, güneydoğu-kuzeybatı yönünde akar ve Mamasın Barajı’na ulaşır. Melendiz Çayı, vadi boyunca 30’a yakın menderes çizer. Ilısu ile Selime arasındaki uzaklık kuş uçuşu 10 kilometre olmasına karşılık, akarsuyun menderesler çizerek akması nedeniyle gerçek uzaklık 18 kilometreyi bulmaktadır.

Ihlara Vadisinin dikkat çeken bir başka özelliği ise doğasıdır. Duvar gibi dik, derin ve dar vadinin tabanındaki suyun kenarında, bağlar ve bahçelerden oluşan yoğun bir yeşillik şeridi yer alır. Sanki doğa kendini vadi içine gizlemiştir. Vadi çevresinde bozkır görünüşlü ve cılız bitki örtüsü hâkimdir. Vadinin yamaçlarına geldiğinizde ise zengin ve yeşil bir doğa parçasının vadi içinde saklandığını görürsünüz. İşte bu gizlenmiş olma durumu, vadinin özel yerini de belirlemiştir. Vadi tabanında bölgedeki karasal iklimden farklı olarak, Akdeniz iklimine yakın bir iklim görülmektedir. Vadi tabanı bu özelliği ile doğal bir mikroklima alanıdır. Buna bağlı olarak vadi tabanında başta Antep fıstığı olmak üzere çok çeşitli bitkiler yetişmektedir.

Ihlara Vadisi'ndeki kayalara oyulmuş freskli kiliseler korunarak, eşine rastlanmayan bir tarih hazinesi olarak günümüze ulaşmıştır. Hıristiyanlığın ilk yıllarından itibaren kayaların rahatlıkla kazılmasıyla meydana getirilen bu freskli kiliseler ve iskân yerleri 14 kilometre boyunca Ihlara'dan Selime'ye kadar devam eden Ihlara Vadisi içerisinde yer alırlar. İlk çağlarda Kapadokya Irmağı'nın (Patamos Kapadokus) ortasında tabiatla tarihin bir arada bulunduğu Ihlara Vadisi'ndeki bu kiliselerin ilk örnekleri MS IV. yüzyıla kadar görülmektedir. Kiliselerin resim tekniği iki kısma ayrılabilir. Ihlara civarındaki kiliseler "Kapadokya Tipi" olarak bilinen özellikler gösterirler. Bunlara örnek olarak: Eğritaş, Ağaçaltı, Kokar, Pürenliseki ve Yılanlı Kiliseleri verilebilir. Belisırma bölümünde bulunanlar ise "Bizans Tipi" resimlerle süslüdür.

Acem Höyük​


Aksaray ili merkez ilçesine bağlı Yeşilova Beldesi içindeki Acemhöyük 700 x 650 m. ölçülerindeki höyüğü ve onu çevreleyen Aşağı Şehri ile orta Anadolu’ nun en büyük eski yerleşimlerindendir.
Acemhöyük ilk kez Eski Tunç Çağı’nda M.Ö. 3. binin başlarında yerleşim alanı olarak seçilmiş ve yaklaşık 700 yıllık bir sürede bugünkü ölçülerine yakın bir duruma ulaşmıştır.

M.Ö. 2. binin başından itibaren gelişen yerleşim en parlak dönemini Asur Ticaret Kolonileri Çağı’nda ( M.Ö. 2000- 1700) yıllarında yaşamıştır. Bu çağda Aksaray bölgesine egemen yerel bir krallığın başkenti konumundadır. Bu özelliğinden dolayı yerleşim, höyük dışında onu çevreleyen Aşağı Şehirde geniş bir alana yayılmıştır. M.Ö. 18. yüzyıl sonunda henüz bilinmeyen bir nedenle kentin tamamı yanmış, bu olaydan bir süre sonra da tamamen terk edilmiştir.
Uzun bir aranın ardından Geç Demir Çağında höyüğün bir bölümüne yeniden yerleşilmiş ve küçük bir yerleşim birimi olarak yaşamını Roma devri başına kadar sürdürmüştür.

Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim’ in Çaldıran seferi sonrasında, İran Azerbaycan’ından bölgeye getirilen üç oba, höyük eteklerine yerleşerek bugünkü Yeşilova’yı oluşturmuştur. Yerleşimin adı olan Acemhöyük de buradan gelir.
Kaynak Topragizbiz.Com
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)