Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Ahmetin GöZüyLe

Katılım
4 Haz 2017
Mesajlar
10,838
Tepkime puanı
6,153
Puanları
113
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

TEVAFUKEN DOĞUP MECBUREN YAŞAYAN NESİLLER OLUVERDİK RABBİM BIZI ISLAH ETSİN
 
Katılım
4 Haz 2017
Mesajlar
10,838
Tepkime puanı
6,153
Puanları
113
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Ben diyorumki gönüllerimizi esaretten kurtaralım teslimiyetiniz sadece rabbimize olsun
 
Katılım
4 Haz 2017
Mesajlar
10,838
Tepkime puanı
6,153
Puanları
113
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Yüreğimizde imanla yoğrulmuş vatan aşkı dilimizde allah allah zikri varken karşımizdamisiniz
 
Katılım
4 Haz 2017
Mesajlar
10,838
Tepkime puanı
6,153
Puanları
113
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Konuşarak Gönüllere köprüler kuramıyorsanız , susun bari de duvarlar örmeyin
 
Katılım
4 Haz 2017
Mesajlar
10,838
Tepkime puanı
6,153
Puanları
113
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Düşünüyorumda hepimiz öleceğiz peki bu dünya hırsının faydası kime
 
Katılım
4 Haz 2017
Mesajlar
10,838
Tepkime puanı
6,153
Puanları
113
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Toplum olarak duyarsız duygusuz olduk iyice acep özümüzü ne zaman yitirdik biz böyle
 
Katılım
4 Haz 2017
Mesajlar
10,838
Tepkime puanı
6,153
Puanları
113
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Hayatlar Çınar yaprağı gibidir. Önce ufak ufak filizlenir sonra kocaman yapraklara dönüşür ve zamanla solar o sımsıkı sarıldığı dala tutunamaz ve rüzgarın kollarına kendini bırakır bir oyana bir bu yana savrulur durur.
İnsanda böyledir ,Önce tertemiz ve saf bir şekilde dünyaya gelir yavaş yavaş tıpkı bir çınar gibi büyür ve zamanı geldiğinde tekrar geldiği yere göç eder. Hayatta herşeyin bir nedeni ve bir sonucu vardır insanoğlunun ilmi bütün doğanın dengesini çözmesi , sebebini sonucunu anlaması mümkün olmayabilir. Ancak asıl anlamamız gereken kendi yaradılış gayemiz ve neden sonuç ilşkimizdir. İnsanoğlu yaratılış gayesini görev ve sorumluluklarını bilmelidir.Ancak ve ancak tam anlamı ile iç huzura erebilmek sadece bilmesi yetmez bunları hayatında önem ve aciliyet sırasına göre tatbik etmek zorundadır
İşte o vakit ancak gercek huzura kavuşabilir ve ahiretimizide dünyamızıda manalı bir hale getirmiş oluruz. Misal güne erken başlamak ilk görevimiz olmalı güzel bir abdestle dualar eşliğinde eda edilen sabah na namazıyla başlayıp yine yatsı namazıyla geceye bir dalış yaptıktan sonrada kendisine mutlaka su soruları sorarak günün muhasebesini yapmalıdır.
nedir o sorular ,
1-dünden farklı bugün ne yaptım ?
2-bugun Allah için ne yaptım ?
3-bugün hangi kusuruma yanlışıma veda ettim ?
4- bugün hangi güzelliklere vesile oldum ?

bu 4 temel sorudaki asıl amaç sizin kendinizi eleştirmeniz eksik yanlarınızı görmeniz ve sonuç itibari ile her gün daha iyi bir insan olmanızı sağlamaktır. İyi bir insan olmak demek tamamen hatasız dört dörtlük günahsız olmak demek değildir. fakat günahkar olunda demiyoruz tabiki buradaki nüans farkı şu hergün biraz daha bir önceki güne göre kendimizi yetiştirmemiz doğru yola iletmemiz gerekmektedir.Yani diyelim ki küfrettiniz yarın küfür etmeyinki iyi insan olun iyi insan olmak demek aslında sadece hatalarından ders alıp tövbe edip doğru yolda ilerlemek için çaba harcayan insandır.İnsan hayatındaki en önemli kavramlardan birisi Sabır bir diğeri şükür bir başkası azim ,vefa , sadakat ,dua... dır.
Aslında yazdığım değerlerin bir çoğu kaybettik değilmi , Oysa bu değerler bize ekmek hava gibi , su gibi lazımken bizler boş heveslerle ruhlarımızı öldürüyoruz. Belkide şimdi bana hadi ordan be diyceksiniz ? ama gerçekler can acıtabilir bazen derinyarlar açabilir duyduklarımız içimizde aslında işin aslı şu ki ; Ölü ruhlarla yaşayan bedenler çöplüğüne çevirdik dünyamızı oysa yaradılış gayemiz bumuydu bizi yaradan rabbimiz yoktan var ederken bizden böylemi söz almıştı. Peki bizi bu sözden alıkoyan engelleyen neydi ve nasıl etkisi bukadar büyük oluyorduki bize bizi yaradanı bile unutturabiliyordu.
Aslında dehşete düşmemiz gereken konuda bu kalplerimiz titremesi gerekirken biz nasılda bir heves ugruna kalplerimizin körelmesine ruhlarımızın ölmesne ve sahte mutluluklara boyun eğdik.nereden geldiğimizi ve nereye gidiceğimizi unuttuk.Nereden ve niçin geldiğimizi unutmamış olsak yaradılış gayemizi bilsek nasıl bize bahşedilen bu güzellikleri elimizin tersiyle itip geçiçi hevesler uğruna gercek liğimizi yok sayabilirdik.
Peki şöyle sorayım ölü bir insanı canlandırmak mümkünmü mesala beyin ölümü gerçekleşmiş birisi yaşayabilirmi daha net olsun mezardan birini çıkartıp yasatma şansınız varmı tabiki yok değilmi peki öyleyse daha öncede söylediğim gibi ölü ruhlarla yaşayan bedenler içlerindeki ruhları canlandırabilirmi ? İşte can alıcı soru bu burdaki ölü kavramı fiziksel bir olay olmadığı için bu durum mümkün ama bir okadarda zor ve mesakatlidir ancak imkansız değildir.
Eğer sizinde çevrenzde ölü ruhlarla yaşayan bedenler varsa veya kendinizi öyle görüyorsanız ;
Öncelikle bu kişi siz iseniz kendinizi keşfetmiş olmanız çöüzümün anahtarı olucaktır .eğer çevrenizdeki biriyse öncelikle kişinin kendisinde böyl bir durum olduğuna inanmasını bunu fark etmesini sağlamalısınız. Zira bütün hastalıklarda ilk önce doğru teşhis gerekir teşhisin sonrasında ise kişinin bu durumu kabullenip çözüm yoluaraması ve çözüme sadık kalmasıdır. Peki diyelimki teşhisi koyduk dedik ki ruhumuz kirlenmiş paslanmış hatta ölmüş tekrar canlanması gerektiğine inanıyoruz ozaman ne yapmalıyız işte çözümün kapısını araladık.burada öncelikl olarak bir doktora bir rehbere ihtiyacımız var ve bunlardan daha önemlisi ise bu yolda azimle çalışmaya sebat etmeye sabır göstermeye ihtiyacımız var buradaki tek ve gerçek rehberimiz hatta ilacımız Kura-ı Kerim dir. tedavinin formülleride yine kutsal kitabımız kuranda belirtilmiştir.
Öyleyse kuranı okumalı anlamalı idrak ve tatbik etmeliyiz.Anlamak için meal tefsr fıkıh kitapalrında destek alıp alimlerden görüşler alabiliriz. Kuran- ı anlamak konusu uzun uzun açılabilir aslında burada zor olan okumak değil doğru anlayıp sağlıklı idrak edip yine doğru tatbik etmek tarafıdır.Bu herkes için zordur çünkü burada nefis denilen bir düşman gizli bir akıncı vardıriradesine çok güvendiiniz çevrenizde melek gibi bir insan ne güzel bir müslüman dediğiniz insanlar bile bazen çok büyük hatalara düşebilir bazen vaz geçme noktasına gelebilir hayatta öyle örnekleri varki 40 sene zina yapmış alkol almış insana bırakın kendisine faydası olmamış insanlar nasilki bir olayla bir anlık bir ilimle islama döt elle sarılabiliyor 40 yllık müslüman olup herkesin melek sandığı insanlar bir anda canileşebiliyor insanlıktan cıkabiliyor dinden bile allah göstermesin çıkabiliyorlar. Oyüzden nefis hiçte kücümsenmeyecek azılıbir düşmandır ve dokuz değil sayısız canı vardır.
İsanlar çok okuyabilirler çok arastırabilirler ama idrak etmek ve tatbik etmek çok farklı bir durum örneğin adam müslüman namaz kılması gerektiğini biliyor okumuş anlamış ama idrak edemediği için tatbikte etmiyor tıpkı yalancı biri gibi yalan soylemek ayıptır günahtır biliyor ama idrak olmadığı için tatbiktedede basarı gelmiyor.Oysa islamı tam manasıyla bilen kuran-ı okumuş idrak etmiş birisi asla bir günaha elini belini dilini bulaştırmaz zira allaha verdiğimiz sözler yaradılış gayemiz ve bize emredilenlere bakınca kişinin bunları idrak edip sonuçlarını bile bile yanlışa düşmesi bekelenemez demekki idrakta sıkıntılı bir durum var.

O vakit idrak edip uygulamak ciddi bir nefs terbiyesi ve nefse açılmış büyük ,meşakatli bir savaştır. Kişi busavaşta en çok sabra ihtiyaç duyar ve en büyük yardımcıısı yine kuran-ı kerimdir. Kişi tevekkül eder sabreder rabbine sığınırsa zaman zaman yürüdüğü bu yolda sabrı tükense yere düşşesede geride kalsada herzaman rabbine tam manası ile iman etmiş her kalbe olduğu gibi kendi kalbinede umut doğduğunu görür ve elbetteki kalbi aydınlanır.
Zira unutmayalımki rabbimiz bizden günahkar olmamamızı hiç hata yapmamamızı istemiyor rabimizn istediği günahlardan tövbe etmemiz ve tövbede samimi olup tekrar etmememiz sebat edip Allah yolunda bir ömür için çabalamamızı istemektedir.

Şimdi şöyle düşünelim bir fabrika işçisi düsünün belli para karşılığında sizden 8 saat işbekleyen patronunuz işiniz dışındada sizden sürekli bişiler isteyebiliyorken rabbimiz bize can vermiş bir sürü dünya nimetini sunmuş ship olduğumuz varlığımız dahil herşeyimiz onunken birde yetmezmiş gibi sınırısız bir güzellikler sunanan cenneti bize vaadetmişken biz nasıl olurda kücük nefis arzularına yenik düşüp nankörlük edebiliriz basit bir matematik hesabıyla bile bukadar karlı bir yatırım yoktur. O halde bize düşen kuran-ı anlamak idrak etmek tatbik edip örnek olmaktır,zira haniherkes kendini kapısnı temizlerse mevzusu gibi sizde bunu başardığınızda evladınız anneniz babanız yegenleriniz komuslarınız derken sizin le beraber once aileye sonra komusya akrabaya mahalleye derken belkide bir cok insnaa vesile olmanızda mümkün...
 
Katılım
4 Haz 2017
Mesajlar
10,838
Tepkime puanı
6,153
Puanları
113
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Insan kınadığı ve hor gördüğü herşeyi gün gelir yaşar

O vakit kınarken bir kez daha düşünün
 
Katılım
29 Eyl 2019
Mesajlar
12
Tepkime puanı
7
Puanları
1
Yaş
50
Konum
Türkiye
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

Forum Kurallarına Uymadığından Dolayı Yasaklanmıştır Forum.Mevsim.Org.
belki milyonlarca takipçim yok ama
karakteri milyonlar eden dostlarım var
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)