Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Ağzından baklayı çıkarmak...

SuMBuL

Tam güldüğün yerde başlar şiirler... Yang❤️
yonetici
Katılım
4 Ara 2020
Mesajlar
739
Tepkime puanı
2,152
Puanları
93
Konum
...
Cinsiyet
Kadın

İtibar Puanı:

agzindan-baklayi-cikar.jpg

Anlamı:

Ağzındaki baklayı çıkarmak deyiminin anlamı gizli olan ve sır gibi saklanan bir bilgiyi zamanı geldiğinde biriyle ya da alakasız kişilerle paylaşmaktır. Sabrın tükendiği ve belli bir zamana kadar söyleyemediği şeyi söylediği anlamına gelen bir deyim olarak dilimize yerleşmiştir.

Hikayesi:

Zamanında çok küfür eden bir derviş varmış. Zaman geçtikçe herkesin ona küfürbaz lakabını takmasına dayanamamış. Küfürbaz adam soluğu bir şeyhin yanında almış. Şeyh efendi durumun ciddiyetini görünce küfürbaz adamın eline bir avuç bakla tanesi getirmiş. Bunları okuyup üfledikten sonra dervişe dönüp anlatmış:

-Şimdi bu bakla tanelerinin birini dilinin altına, diğerini ise cebine koy. Konuşmak istediğin zamanlarda bakla diline takılacak ve küfürden vazgeçme alışkanlığını hatırlayıp küfürü söylemeyeceksin. Eğer bakla ağzında ıslanıp kaybolursa, cebinden yeni bir baklayı dilinin altına koyarsın demiş.

Derviş şeyhinin dediği gibi kendini kontrol etmeye başlamış. Şeyh efendi de dervişi yanından hiç ayırmamış. Havanın çok yağmurlu olduğu bir günde şeyh ile derviş yolda yürürken, yoldaki evin penceresi aniden açılmış ve ortaya bir kız çocuğu çıkmış:


-Şeyh efendi biraz durabilir misiniz? demiş ve pencereyi kapatmış. Şeyh efendi kızın dediği gibi durmuş ama yağmur yağarken sığınacak bir yerde bulamamış. Şeyh neden durduğunu bilmediği için evin kapısına doğru yönelmiş ve tam o sırada genç kız tekrar pencerede belirmiş:

-Şeyh efendi birkaç dakika daha durabilir misiniz? demiş.

Şeyh biraz daha beklemeyi göze almış. O sırada derviş kendi kendine konuşmaya başlamış. Yağmur şiddetini arttırdıkça derviş ve şeyh efendi iyice sırılsıklam olmuşlar. Bu esnada genç kız evin penceresini üçüncü kez aralayarak seslenmiş:

-Gidebilirsiniz artık! demiş.

Şeyh efendi merak ederek soru sormuş:

-Eğer bir şey yoksa neden bizi bunca zamandır bekletiyorsun?

Kız aniden cevap vererek:

-Şeyh efendi elbette bir şey var, ben sizi boşu boşuna bekletmedim. Tavukları kuluçkaya yatırıyorduk. Eğer yumurtaları tavuğa koyarken kavuklunun tepesine bakılırsa, horoz çıkarmış demiş. Annem sizi gördü ve yumurtaları kuluçkaya koydu.

Şeyh efendi efendi sinirli bir şekilde dervişe dönerek:

-Ulan derviş, ağzındaki baklayı çıkar! demiş.
 

Han

En Güzel Edep Güzel Ahlaktir...!
yonetici
Katılım
20 Ocak 2021
Mesajlar
5,105
Tepkime puanı
3,748
Puanları
113
Konum
Huzur🧿
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:



Anlamı:

Ağzındaki baklayı çıkarmak deyiminin anlamı gizli olan ve sır gibi saklanan bir bilgiyi zamanı geldiğinde biriyle ya da alakasız kişilerle paylaşmaktır. Sabrın tükendiği ve belli bir zamana kadar söyleyemediği şeyi söylediği anlamına gelen bir deyim olarak dilimize yerleşmiştir.


Hikayesi:

Zamanında çok küfür eden bir derviş varmış. Zaman geçtikçe herkesin ona küfürbaz lakabını takmasına dayanamamış. Küfürbaz adam soluğu bir şeyhin yanında almış. Şeyh efendi durumun ciddiyetini görünce küfürbaz adamın eline bir avuç bakla tanesi getirmiş. Bunları okuyup üfledikten sonra dervişe dönüp anlatmış:

-Şimdi bu bakla tanelerinin birini dilinin altına, diğerini ise cebine koy. Konuşmak istediğin zamanlarda bakla diline takılacak ve küfürden vazgeçme alışkanlığını hatırlayıp küfürü söylemeyeceksin. Eğer bakla ağzında ıslanıp kaybolursa, cebinden yeni bir baklayı dilinin altına koyarsın demiş.

Derviş şeyhinin dediği gibi kendini kontrol etmeye başlamış. Şeyh efendi de dervişi yanından hiç ayırmamış. Havanın çok yağmurlu olduğu bir günde şeyh ile derviş yolda yürürken, yoldaki evin penceresi aniden açılmış ve ortaya bir kız çocuğu çıkmış:


-Şeyh efendi biraz durabilir misiniz? demiş ve pencereyi kapatmış. Şeyh efendi kızın dediği gibi durmuş ama yağmur yağarken sığınacak bir yerde bulamamış. Şeyh neden durduğunu bilmediği için evin kapısına doğru yönelmiş ve tam o sırada genç kız tekrar pencerede belirmiş:

-Şeyh efendi birkaç dakika daha durabilir misiniz? demiş.

Şeyh biraz daha beklemeyi göze almış. O sırada derviş kendi kendine konuşmaya başlamış. Yağmur şiddetini arttırdıkça derviş ve şeyh efendi iyice sırılsıklam olmuşlar. Bu esnada genç kız evin penceresini üçüncü kez aralayarak seslenmiş:

-Gidebilirsiniz artık! demiş.

Şeyh efendi merak ederek soru sormuş:

-Eğer bir şey yoksa neden bizi bunca zamandır bekletiyorsun?

Kız aniden cevap vererek:

-Şeyh efendi elbette bir şey var, ben sizi boşu boşuna bekletmedim. Tavukları kuluçkaya yatırıyorduk. Eğer yumurtaları tavuğa koyarken kavuklunun tepesine bakılırsa, horoz çıkarmış demiş. Annem sizi gördü ve yumurtaları kuluçkaya koydu.

Şeyh efendi efendi sinirli bir şekilde dervişe dönerek:

-Ulan derviş, ağzındaki baklayı çıkar! demiş.
Bunu biliyordum .. :) Ama Seyh Efendiyi degil Tabi.. :D
 
Tüm sayfalar yüklendi.