Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Han

En Güzel Edep Güzel Ahlaktir...!
genel
Katılım
20 Ocak 2021
Mesajlar
7,476
Tepkime puanı
6,860
Puanları
113
Konum
Huzur🧿
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

16. Yüzyılda Öne Çıkan Kültür ve Sanat Merkezleri

Siyasi anlamdaki gelişmeyi, kültürel gelişmeler takip eder. Osmanlı Devleti, 16.Yüzyılda siyasi anlamda üst düzeye ulaşınca bu durum kültürel alanı da etkilemiş, Osmanlı coğrafyasında kültür merkezi sayılacak bir çok şehrin ön plana çıkmasına neden olmuştur. Osmanlı dönemini incelendiğinde kültür üretim merkezleri olarak; saray, konak, medrese ve tekkenin öne çıktığını görülmektedir.

16.Yüzyıl, dikkate alındığında padişahlar, şehzadeler, vezirler, tekke erbabı, Rumeli bölgesinde özellikle akıncı beyleri; bulundukları yöreleri birer kültür merkezi haline getirmiştir. İstanbul, Osmanlı’nın en büyük kültür merkeziydi. Kozmopolit yapısı ile İstanbul, Osmanlı coğrafyasının her bölgesinden pek çok kültürel unsuru bünyesinde barındırmaktaydı. Dönemin padişahları, İstanbul’u dünyanın önemli bir kültür merkezi haline getirme gayreti içerisine girmiştir. 16.Yüzyıl Yavuz Sultan Selim, Tebriz’i fethettikten sonra birkaç yüz şair, âlim, sanatkârı İstanbul’a getirerek Osmanlı’nın kültür ve edebiyat yaşamının gelişmesinde çok büyük bir rol oynamıştır.

Kanûnî Sultan Süleyman devri İstanbul’u ise, Kanûnî’nin himayesine sığınabilmek için pek çok şair ve kültür insanının akınına uğradığı bir şehir olmuştur. İstanbul kısa sürece büyük şair ve sanatkârların yetiştiği bir kültür ve cazibe merkezi haline gelmiştir. Bu gelişmede, Kanûnî’nin yanında sadrazamların ve diğer devlet büyüklerinin kültürle uğraşmalarının önemli etkisi vardır.

Kanûnî’den sonra gelen Sultan II.Selim ve III. Murad devrinde İstanbul, bir bilim ve kültür merkezi olarak önemini sürdürmüştür. İstanbul, 16.Yüzyılda bir cazibe merkezi haline dönüşürken, özellikle şehzade sarayları çevresinde kültür merkezlerinin oluştuğu dikkat çekmektedir. Bunları Manisa, Kütahya, Amasya, Konya ve Trabzon olarak sıralayabiliriz.

Bu şehirlerin dışında, 16.Yüzyılın önemli kültür merkezleri arasında Bursa ve Edirne’yi de saymak mümkündür. Yine Üsküp, Bağdat, Şam, Bosna, Sofya, Belgrad da Osmanlı’nın kültür merkezlerindendir. 16.Yüzyılda Rumeli’de akıncı beylerin etkisiyle Prizren, Yenice Vardar, Priştine gibi yeni kültür merkezleri ortaya çıkmıştır. Örneğin Evrenosoğulları Yenice’yi tasavvuf atmosferini de canlandırarak bir şair diyarı haline getirmiştir.

Akıncıların 16.Yüzyıldan sonra etkisini yitirmesiyle beraber Yenice’nin bir kültür merkezi olma konumundan uzaklaştığını görülür. Ayrıca Kahire, Garp Ocakları Osmanlı kültür merkezlerinin Afrika uzantısı olarak değerlendirilmelidir. Kısaca 16.Yüzyıl kültürel hareketliliğin tüm Osmanlı coğrafyasına yayıldığı bir dönem olmuştur.


-Alinti-
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)

Benzer konular