Paylaşımın Ve Sohbetin Tek Adresine HoşGeldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız. Foruma üye olmak tamamen ücretsizdir.

Han

En Güzel Edep Güzel Ahlaktir...!
genel
Katılım
20 Ocak 2021
Mesajlar
7,476
Tepkime puanı
6,860
Puanları
113
Konum
Huzur🧿
Cinsiyet
Erkek

İtibar Puanı:

16. Yüzyıl: Fatihnameler Çağı


Fetihnâme, genelde şairlerin Osmanlı ordusu tarafından gerçekleştirilmiş olan fetihleri anlattıkları mesnevileri anlamında kullanılmıştır. Ayrıca, fethedilen yerleri haber veren mektuplar ve fermanlar da fetihnâme olarak bilinmektedir.

16. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin başta Yavuz Sultan Selim ve Kanûnî Sultan Süleyman dahil olmak üzere padişahlar önderliğinde yapılan seferler ve gerçekleştirilmiş olan fetihler pek çok şairin ilgisini çekmiş; bu şekilde fetihnâmeler ortaya çıkmıştır. Fetihler gibi şairlerin de çok olması, 16. Yüzyılda fetihnâmelerin dikkat çekici biçimde artmasında etkili olmuştur.

Diğer taraftan başta İstanbul dahil olmak üzere Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren hâkim olan fetih ruhunun bu yüzyılda daha kuvvetli biçimde bütün Osmanlı coğrafyasına yayılmış olması da fetihnâmelerin artmasını sağlamıştır.

Zira şairler, yazdıkları fetihnâmeleriyle bir yandan padişahların ve devlet yöneticilerinin ilgisini çekiyorlar, bir taraftan da fetih coşkusuna ortak oluyorlardı. Bunun yanında pek çok şair tarafından, kasidelerin nesîb kısımlarında, gerçekleştirilmiş olan fetihlerin anlatılmış olduğu fethiyyeler de vardır. Bu arada bir fetihten ziyade bir gazâyı anlatan gazânâmelerle (gazâvâtnâmeler) ve düşmanın yenilgisiyle sonuçlanmış savaşları anlatan zafernâmeleri de fetihnâmelerle benzer bir çerçevede değerlendirmek mümkündür.

Ayrıca Yavuz Sultan Selim’in seferlerini, savaşlarını ve mücadelelerini anlatan ve sayıları 20 civarındaki Selimnâmelerle, Kanûnî Sultan Süleyman’ın şahsı etrafında oluşturulan ve sayıları 50’ye yaklaşan Süleymannâmeler de 16. Yüzyılın fetih ruhunu yansıtan eserler arasında dikkat çekmektedir. Lâmi‘î Çelebi’nin Fetihnâme-i Kal‘a-i Moton, Âgehî’nin Fetihnâme-i Kal‘a-i Sigetvar adlı mesnevileri, 16. Yüzyıl fetihnâmelerindendir.

Bu dönemde yazılan fetihnâmelerden Merâhî’nin Fetihnâme-i Sefer-i Sigetvar adlı eseri, Kânûnî’nin son defasında Zigetvar’ın fethini anlatır. Enîsü’l-guzât (Fütûhî Hüseyin Çelebi) ise 1526 tarihli Macaristan seferini anlatmaktadır. 300’ün üstünde beyit sayısı bulunan Üngürüs Fetihnâmesi (Bahârî) de Macaristan seferini anlatmaktadır. Hâkî Efendi, yaklaşık 6.000 beyitlik bir eser olan Süleymannâme’sinde, Erivan ve Nahcivan seferlerini anlatmaktadır.

Mahremî de Süleymannâme’sinde Kanûnî’nin Bağdad seferine kadarki fetihlerini anlatır.

Nişancı Celâlzâde Mustafa Çelebi=Koca Nişancı, İshak Çelebi, Keşfî, İdrîs-i Bitlîsî, Kemal Paşazâde, Şükrî, Sücûdî, Şîrî, Edâyî, Hoca Sadeddîn, Çerkesler Kâtibi Yûsuf bu dönemde yaşamış Selimnâme sahiplerindendir. Mustafa Bostan Çelebi, Kara Çelebizâde Abdülazîz, Ferdî, Şemsî Ahmed, Ramazan, Nev‘î, Hâletî, Eyyûbî, Hadîdî, Gubârî ise 16. Yüzyılın Süleymannâme sahipleri arasında bulunmaktadır.


-Alinti-
 
Tüm sayfalar yüklendi.

Konuyu Görüntüleyen Kullanıcılar (Toplam:0)

Benzer konular